Selo her zamanki gibi yine muazzam bir öykü kitabı çıkarmış, mizahi, duygusal yeri gelince bizi sinir eden olayları ustaca bir araya getirmiş.
Eleştireceğim yanları da var elbette holigan değilim. Örneğin ilk 2 öyküde vermek istediği mesajları, işid, veya feministlik ile ilgili olanları, direkt söylüyor. Hayır böyle olmamalı. Vermek istediğin mesajı öykü içinde eritmelisin. İşid kötü işid yok etti dersen bu herkesin diyeceği bir şeye dönüşür. Yazarlık, hele öykü yazarlığında bunu hikayeye yedirmelisin. Eleştireceğim diğer nokta ise fazla femînîst takılıyor, göze batıyor. Kadınlar mükemmel, erkekler bok gibi sürekli örnekler veriyor hikayede. Bunu da sevemedim. Her şeyin abartısı göze batıyor.
Bu ilk 2 öyküden sonrq acaba bıraksam mı diye düşünürken, git gide her öyküde seviye arttı ve artık vermek istediği mesajı daha az göze sokarak vermeye başladı. O yüzden zevkle okumaya devam ettim. Hele Kartonpiyer öyküsü muazzamdı. Kaç kere kahkaha attım saymadım . Ve sonu da mükemmel olmuştu. Kısaca kitabı sevdim. Ve hepinize öneririm.