Puan vermedi·386 syf.····Okunma: 17 Aralık 2025 21:44 Geçmişe bir yolculuk.
Olaylar 1900'lerin başlarında geçmektedir. Yazar o devrin tarihini, kültürünü ve özellikle İstanbul'u İbrahim Efendi konağının etrafında anlatmaktadır.
Bir yandan konak hayatını izlerken, bir yandan da Osmanlı Devleti'nin son zamanlarını yazardan dinlemekteyiz. Özellikle Abdülhamid ve Meşrutiyet üzerine fikirlerini bolca dile getirmiştir.
Hem Osmanlı'nın çöküşü, hem de İbrahim Efendi Konağının çöküşünü birbirine paralel anlatarak şu ifadede bulunuyor:
Halbuki mühim olduğu kadar hazin de olan, konağın ölüm târihiyle, kolosal bir medeniyetin ölüm târihinin de aynı zamana tesadüf etmiş olmasıydı.
Kitap güzel olsa da pdf olduğu için bana çok zor ve yorucu geldi. Bitmeyecek sandım. Lakin 100 sayfayı da geçince yarım bırakmak istemedim. Tavsiyem, imkânınız varsa matbu kitap olarak okuyun.
Esasen kitabı bir arkadaş ile değerlendirerek okuyacaktık. Şu örnekte olduğu üzere:
Yusuf Bey, günlerdir bu küçük kasabaya sığınmış, gamı ile başbaşa yaşıyordu.(s.62)
Sonra Yusuf Bey gamı ile başbaşa kalmak için gider. Ama çare mi? Değil elbet. Yine bulup getirilecektir Yusuf Bey. Yine para her şeyi çözmese de birçok şeyi çözecektir.( değerlendirme yazısı 05.09.2025)
Ama sonra ilgili arkadaştan bir daha haber alamadım. Belki de vefat etti kim bilir.
Velhasıl kelâm geç de olsa güç de olsa bitti.