Puan vermedi·656 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Aralık 2025 12:39 Bir kitabın yayımlanması için bu kadar derinlemesine araştırma yapmak ve bunu kurguya itinayla yedirmek Dan Brown'un yazarlığını farklı kılan birincil özelliği olsa gerek. Prag'ı görme aşkıyla yanıp tutuşarak okudum her sayfayı. Resmen büyüleyici bir betimleme yeteneği ile gözümde canlandı her mekan; Vltava nehrinin buz gibi suyunun tenimde bıraktığı ürperti, Klementinum Kütüphanesi'ndeki dev boyutuyla Şeytanın İncili'nin heybetli görüntüsü, Karl Köprüsü, Prag Kalesi, Folimanka Park ve daha görmeye can attığım bir sürü mekan. Her bölümde fazlaca bilgi yüklemesi olduğunu düşünen okurlar olduğunu tahmin etsem de böyle karmaşık bir kurgu için pek çoğunun yerli yerinde olduğunu kabul etmek gerek. Robert Langdon'ın aşina olduğumuz keskin zekası, öngörüsü, sezgileri ve tabii ki analitik bakış açısına diğer karakterlerin birbirinden incelikli zekaları da eşlik edince bu kitap çok daha içine çekti beni.
Uzun bir bekleyişin ardından gelen Sırların Sırrı ölüme bakış açımızı sorgulatacak belki biraz tedirginlik de yaratacak ama beklediğimize değecek bir kitap olmuş.