Ece, yaz tatili sebebiyle ninesi ve dedesinin yanına Karadeniz’e gitmişken, yanına bir yusufçuk gelir. Bu yusufçuğun adı ney acaba diye sesli konuşan Ece, ‘ben konuşabiliyorum ve adım Haberci’ cevabını alır
Hemen arkadaş olurlar, haberci ninesinin pişileri pişene kadar Ece’yi diğer arkadaşları ile tanıştırmaya davet eder.
Ece de onlarla tanışmak ister ve ormandaki tavşan, kaplumbağa, kuş ve sincap ile tanışır ama hayvanların yüzünde bir hüzün vardır, Ece’nin hemen dikkatini çeker..
Bunun yaşanan ‘su sıkıntılarından’ kaynaklandığını öğrenen Ece, okulda öğretmeninden öğrendiği Yağmur Suyu Hasadı yapmayı teklif eder. Ormandaki hayvanlar bunun ne olduğunu bilmediklerini söyleyince Ece hemen anlatır sonra da işe koyulur.
Güzel bir plan yapılır ve yağmur suyu hasadı için düzenek kurulur. Sonrasında yağmur yağmaya başlayınca plan güzelce işler
Yağmur suyu hasadıyla suya kavuşan insanlar ve hayvanlar,
Bahçe sulamada
Araba yıkamada
Tuvalet yıkamada
Zemin yıkamada
Ve daha bir çok alanda kullanabilirler.
Artık susuzluk onları korkutmamalı ama aynı zamanda suları boş yere harcamamalı ve israf etmemeli.. çünkü yağmur da yağmazsa gidecek başka dünyamız yok