O Gece Gördüm Onu, II. Dünya Savaşı sırasında Slovenya’da geçiyor. Arka kapakta bir aşk hikayesi olduğu yazıyor ama aşk hikayesi kitabın odağında değil (Dedalus özensizliği diyelim). Kitabın odağında savaşın ortasında insan kalmaya çalışan bir çiftin trajedisi özellikle de Veronika var.
Zengin ve ayrıcalıklı bir hayat süren Veronika ve Leo Zarnik, bir yandan bazı Almanlarla politik olmayan, daha çok dostane ilişkiler içindeler, diğer yandan da gizlice partizanlara yardım ediyorlar. Özellikle Veronika savaşı anlamlandıramayan, hayatından uzak tutan, hayat dolu, biraz deli dolu bir kişilik. Çift bir yılbaşı gecesi ortadan kaynoluyor. Yazar beş farklı kişinin tanıklığıyla olayları çiftin kaybolduğu geceye kadar getiriyor.
Bir kurgu olarak çok başarılı buldum kitabı. Siyaset yapmadan politik bir eser ortaya çıkarmış yazar. Onca gümbürtünün ortasında sessiz üstelik. Savaşın tarafları var ama okur herhangi bir tarafa yönlendirilmiyor. Şiddete karşı sessiz bir protesto gibi, şiddet anlatılmıyor ama fena halde hissediliyor.
Kitap bittikten sonra hikayenin tarihsel bir esin kaynağı olduğu öğrendim. Kurgusal Veronika ve Leo çifti aslında Rado ve Ksenija Hribar çiftiymiş. Biraz araştırma yaptım, büyük paralellik var kurgu ve gerçek arasında. Yazar isimleri değiştirerek belgesel değil, ahlaki - insani bir roman yazdığını vurguluyor bu arada.
Kitap yayınlandığında Slovenya’da sağ-sol gerilimine neden olmuş, politik bir kırılma noktası olmuş gibi. Resmi tarih sorgulanmaya başlamış, tabu kırılmış. Derin mevzu, araştırılabilir.
Kitap Avrupa Birliği Edebiyat Ödülünü ve Fransa’da En İyi Yabancı Kitap ödülünü almış. Gerçeklere dayandığını hissettirmeyen çok iyi bir kurgu.