Merhabalar, öncelikle bu kitap hakkında söyleyecek çok şey var. Tabii ne kadarını kelimelere dökebileceğim muallakta. Kitabı size anlatırken çok beğendiğim alıntılardan faydalanmak istiyorum:
“Bir aslanı kafese koyabilirsiniz ama ondan sırtlanlar gibi artıklarınızla beslenmesini bekleyemezsiniz.”
Elzem Akay, baş karakterimiz; kendi dünyasında soylu bir ailede büyümüş, öğretmen olmuş, konağını yöneten ve her şeyi mükemmel yapan bir hanımefendi. Bir çarşamba gecesi korkunç bir ritüele kurban edildiğinde kendini bambaşka bir dünyada bulur ve aslında yıllarca aynı evde yaşadığı kadının annesi olmadığını öğrenir. Düştüğü yeni dünyada, ırkının laneti nedeniyle en alt sınıfa düşer ama pes etmeden, hak ettiği yaşam için en alt sınıfta bile her görevini mükemmel bir ustalıkla icra eder. Tabii ırkının laneti yüzünden pek çok düşmanı vardır. Ama Elzem Akay için felaketleri mucizeye dönüştürmek, onun eşsiz zekâsının en büyük göstergesidir. Elzem bir oyunbazdır; onun en iyi yaptığı şey, sahip olduğu zekâyı gizlemektir.
Ben, baş karakter Elzem’de kendimi buldum. Onunla çok fazla ortak yönümün olduğunun farkına vardım; kitabı çok sevmemin sebeplerinden biri de bu aslında. Elzem’den sonra, Elzem’in kardeşi Itır’dan da bahsetmesem olmazdı; çünkü onu da en az Elzem kadar çok sevdim. Güçlü karakterinin altında yatan küçük çocuk ve Elzem’e olan düşkünlüğü beni benden aldı.
Bu kitabı herkese şiddetle tavsiye ediyorum. Monoton hayatımızda ara sıra böyle fantastik kitaplara yer vermenin hepimize iyi geleceğini düşünüyorum. Bugün kitabı bitirdim; yarın ilk işim hemen ikincisini almak olacak, çünkü can alıcı ve nefes kesen bir anda son buldu. Bu kitaba bir şans verin; pişman olmayacağınızın garantisini veriyorum. Medusa'nın Ölü Kumları 1