Sonuç olarak: aşk ne yazık ki her zaman mutlu ilerleyen bir süreç değildir. Hemen hemen herkes hayatında karşılıksız aşk yaşar veya bazı insanların kendilerine olan aşklarını yanıtsız bırakır. Bazılarımız bunu daha rahat atlatırken diğerleri takıntı hâline getirir. Bazılarımız özgüven eksikliği yüzünden aşırı kıskançtır. Yüzeysel olarak çok çekici olabilen bazı insanlar aslında tehlikelidirler ve bizi yüzüstü bırakabilirler, kandırabilirler ve tuzağa düşürebilirler.
Aşk, insanın dengesini bozan ve yargılamasında geçici bozukluk yaratabilen bir durumdur. İlişkilerde çeşitli tuzaklara düşmemek için kişiler arası ilişkilerde sınırları iyi korumak, belki de çok hızlı hareket etmemek ve karşımızdaki kişiyi iyi tanımadan yatırım yapmamak iyi bir yöntem olabilir. Bunun için bizi uyaran duygularımızı dikkate almalı ve nerede, ne zaman karşımızdakine hayır diyeceğimizi iyi bilmeliyiz.
Aşkın Kimyası : Aşkın Antropolojik-Evrimsel-Psikolojik ve Biyolojik İncelemesiÖzgür Öner