Puan vermedi·528 syf.····Okunma: 19 Aralık 2025 08:30 Son zamanlarda okuduğum kitaplara bakınca edebiyat zevkimden çok ruh halimi sorgulamam gerek. Ya tesadüf degil ya da bilinçli bi kaçış. Ya dünya gerçekten bu kadar karanlık ya da ben bilinçli bir şekilde aydınlık rafları pas geçiyorum. Bu kitap da rahatlatmadı, avutmaya çalışmadı. Aksine susmanın, uyum sağlamanın ve idare etmenin ne kadar politik bir tercih olduğunu sertçe hatırlattı.
Rahatsız edici bir soru? İnsan kendini ne zaman satmış sayılır?
satılan şey para karşılığı bir beden degil sessizlik, vicdan ve irade.
Yazar sade ve acımasız bir şekilde, okura da bir ayna vererek konfor değil yüzleşme istiyor.
İnsan, uyum sağladıkça eksiliyor. Bir noktadan sonra yapılan şey hayatta kalmak değil, kendinden vazgeçmek oluyor.
Asıl rahatsızlık İnsanın bunu büyük suçlar üzerinden değil, küçük kabuller üzerinden yapması.. Bu kadar kolay mı peki?
Kimse zorla bir şey yapmıyor herkes biraz susarak, biraz kabullenerek bu düzenin parçası oluyor.
İnsanlar susarak teslim oluyor..
Düzenin istediği gibi konuşan, istediği yerde duran, itiraz etmeyen bir insan modeli. Başka çarem yoktu, diyen herkes de bu düzenin bi parçası.. Ve belki de en acısı kötülüğü yalnızca yapanlar değil sessiz kalanlar büyütüyor.