Gönderi

WESTON&ELİSE
6/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2025 91. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 23:43
Uzun bir aradan sonra herkese merhaba. İncelememe başlamadan önce çok kısa bir şeyler söylemek istedim. Buralarda olamadığım süre zarfında tehlikeli bir bölgede çıkmış olan zona hastalığıyla ufak bir mücadele yaşadım. Sonrasında zona aşısı oldum ve aşı olduğum yerden iltihap kaptım. Bir süre yürümemde aksaklık olmasının yanı sıra aşının bütün yan etkilerini birden yaşadım ve bağışıklık sistemim tamamıyla çöktü. Zona olduğumda herkesten duyduğum tek şey 'Zona olacak kadar ne yaşamış olabilirsin ? Daha yaşın kaç ? Sanki ne derdin var ? Sanki çocuğun mu var?' gibi... Yani insanlara ne hastalık ne dert beğendiremiyoruz. İşin garibi sağlıklı, keyifli olunca da aynı şeyleri duyuyoruz. Neyse... Şunu anladım ki aslında yaşadığımız,içimize attığımız,kırılmasın,üzülmesin dediğimiz her olay içimizde patlayınca zarar gören biz oluyoruz. Karşımızdaki insanların yapamadığını yapıp en büyük zararı kendimize biz veriyoruz. Günün sonunda olan yine bize oluyor. Ben, beni strese sokan,üzen,istemediğim halde yaptığım her ne varsa bunları hayatımdan çıkararak başladım iyileşmeye. Stres yapma diyerek değil, stresime sebep olan ne varsa onları çıkartarak başladım. Derdim asla bir dram yaratmak değildi sadece biraz içimi dökmek istedim. Allah herkese sağlık versin diyorum ve incelememe geçiyorum Evet, Weston ve Elise... yani yemin ederim sizi okurken o kadar sıkıldım ki. Garip bir çifttiniz lütfen kabul edin. Konumuz basit; Weston, Elise'nin abisinin en ama en yakın arkadaşı. Neredeyse Elise'lerin evinde büyümüş diyebiliriz. Elise lisede zorbalık gören, balık etli bir kadın karakterimiz. Bunu belirtmemin sebebi diğer kadın karakterler gibi mükemmel vücut algısı içinde yazılmamış olması. Bu durum beni mutlu etti açıkçası. Neyse Elise üniversite için ülkeden ayrılıyor ve bu süre zarfında orada bir sevgilisi oluyor. Her şey yolunda derken dangalak sevgilisinin arkadaşlarıyla mesajlarını görüyor ve o grupta Elise'le dalga geçtiğine ve onur kırıcı bir gif'i arkadaşlarıyla paylaştığını görüp her şeyini toplayıp abisinin yanına geri dönüyor. Abisi Elliot, kardeşini en yakın arkadaşı Weston'a emanet ediyor. Weston, Elise'e kendi binasında bir apartman ayarlıyor ve Elise Weston'ın şirketinde çalışmaya başlıyor. Elise çocukluğundan beri Weston'dan hoşlanıyor ama bu hislerini uzun bir süre içine gömüyor. Geri döndükten sonra o hisler açığa çıkıyor ve olaylar bu şekilde ilerliyor. Öncelikle Elise ile başlamak istiyorum. Yapısı gereği biraz içe dönük bir karakter. Aslında özgüvensiz değil hayır, özgüvensiz demezdim. Okurken kendinizi çok rahat bir şekilde karaktere bağlıyorsunuz çünkü gerçek bir vücut tiplemesine ve karakterine sahip. Kalın, çatlak ve selülitli bacaklara, çıkıntılı bir karın yapısı olan bir kadın karakter. Bu çok kıymetli bir şey ve bunun için yazara teşekkürler. Evet Elise, kaçıngan bir karakter. Bir şey olduğunda düzeltmek yerine sorunu kökten hallediyor. Kökten hallediyor dediğim tamamen hayatından siliyor. Konu fark etmez... ama ilişki böyle bir şey değil üzgünüm. Tamam haksız demiyorum haklı ama ilk ilişkisinde gösterdiği tavırda haklıydı. Onu deli gibi seven,düşünen,bu zamana kadar üzmemiş,güvenini kırmamış,çocukluğundan beri tanıdığı Weston'ı hayalette bırakma konusunda çokta haklıydı diyemem. Weston, sana gelecek olursak, yani ne diyeyim bilemiyorum. Çok tatlısın gerçekten. Ama erkek kardeşine olan tüm o tavır ve tutumların beni çok sinir etti. Arkadaşlarını öz kardeşin yerine koyup, öz kardeşini görmezden gelip yok saymışsın. Onu, senin katlanamadığın bir aile dramının içinde bırakmışsın,görmemişsin,duymamışsın. Bu konuda sana çok ama çok sinirliyim. İnsanlar bazen evet kardeşlerinden daha yakın olacak birilerini bulabilir ama kendi kardeşin nefret edeceğin bir şey yapmamış ve sen bencillik yapıp kaçacak bir yer bulup onu yapayalnız bırakmışsın. Bu hiç adil değil. Elise'e karşı her zaman duygular beslemiş ama arkadaşının kardeşi diye hep bir adım geride durmuşsun. Ona karşı inanılmaz bir zaafı var ama yokluğunda kendini tamamen işine vermiş. Yine de hep bir şekilde koruyup,kollamış. Şimdi, ben her zaman şunu savunurum; Kadın veya erkek fark etmez. İlişki içerisinde her iki tarafta eğer ki o ilişki yürüsün istiyorlarsa yapılması gereken bazı fedakarlıkları vardır. Bu talep edilmez ilişkinin doğal akışında yaşanan bir süreç haline gelir. Çocukluktan beri tanıdığın bir insanın nasıl biri olduğunu, nasıl ilişkileri olduğunu, karakterini az çok bilirsin. Sonradan hayatına dahil olan insanla kıyaslanamaz bile. Tabii ki ilişki içerisinde herkes farklıdır. Weston işine aşık hatta işiyle evli bir adam. Bu yüzden bir çok ilişkisi bitmiş. Elise ise ilgi bağımlısı diyebileceğimiz klasik kadın türümüz. Tamam ilgi beklemekte haklı fakat şöyle bir sorun var, Weston daha en başta 'ben böyle bir ilişki yaşamadım ama senin için, seni sevdiğim için elimden geleni yapacağım ve seni boşlamamaya çalışacağım.' dedi. Elise'in abisi, 'o tam bir iş kolik' diye en başından uyardı. Kızımız dinledi mi ? Tabii ki dinlemedi. Denemek istediklerini söylediler ve denediler. Bir zaman sonra Weston'ın şirketi batma noktasına geldi ve o süreçte Elise'e vakit ayıramadı, konunun dışında bıraktı. Kendini tamamen çalışanlarını ve şirketi kurtarmaya adadı. Bu sürecin kötü geçmesi ve ne durumda olduğunu bilmesine rağmen Elise bir noktada patlak verdi ve ilişki bitti. Hatta Weston ilişkinin bittiğinin bile farkında değildi. Şimdi bir de bunun öncesi var. Bu adam hayatında hiç yapmadığı şeyleri yapıp her gün işten erken çıkmaya başlamış, işten vaktini çalıp seninle yemek kursuna gelmeye başlamış ve uykusuzluk pahasına iş vaktini geceye çekmiş. Yani seninle vakit geçirmek için zaten elinden gelen her şeyi yapmış. Söz verdiği gibi davranmış. Senin masana her gün post it kağıtlar yapıştırmış... Durum tam tersi olsaydı Elise işini bırakır mıydı ? Ya da işinden taviz verir miydi ? Cevap belli diyebilir miyiz ? Bu kitaplarda fedakarlığı sadece erkekten beklemek bana bencilce geliyor. Bu durumdan hoşlanmıyorum. Sanki hazmedilemeyen içsel konuları kitaba aktarıyoruz gibi. Ne her şey kadından beklensin ne de erkekten. Bu kitapta gördüğüm şey Elise'in pamuklara sarılmış bir prenses olması. Sanki dünyadaki tek gayemiz onu mutlu etmekmiş gibi davranıyorlar. Önemli olan çabadır. Yapamasanız bile gösterilen çabadır. Kimse kimse için değişmek zorunda değil. Değişmezler de zaten sadece törpülenirler ki şayet kişi kendi isterse. Yani okunabilir mi ? Okunabilir. Çok vaov mu ? Hayır. Kötü mü ? Hayır. Biraz uzun bir yazı oldu farkındayım. Beklentinizi karşılamadıysa, baştaki konu içinde sıktıysam kusura bakmayın Yazarın eline,emeğine,kalemine sağlık diyorum. Okuyacak olanlara keyifli okumalar. Çokça kalpp>>>>>>>
1000Kitap
Sevgili Huysuz PatronumJulia Wolf · Lapis Kitap Yayınları · 2025232 okunma
·
319 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.