Büyük olaylar, şaşırtıcı kurgular yok ama buna rağmen sayfalar ilerledikçe durup durup düşünüyorsunuz. Çünkü anlatılan şeyler çok tanıdık: susmak, yük taşımak, erken büyümek, kimseye yük olmamaya çalışmak…
Kitapta beni en çok etkileyen şey, anlatımın samimiyeti oldu. Sanki biri karşımda oturmuş da hayatından parçaları süslemeden, abartmadan anlatıyor gibiydi. Özellikle çocukluk, merhamet ve vefa üzerine olan bölümlerde boğazım düğümlendi. Bazı cümleler insanın içine işliyor, bunu ben de hissettim dedirtiyor.
Dil sade ama özensiz değil. Şiir gibi yazılmamış. Özellikle betimlemeler çok başarılı. Ama edebi değer olarak çok yüksek değil. Okurken yorulmuyorsunuz, aksine yavaş yavaş okumak istiyorsunuz. Hızlıca bitirilecek bir kitap gibi dursa da, bazı yerlerde durup düşünme ihtiyacı hissettiriyor. hayata biraz kırılmış, çok konuşmayan ama çok düşünen insanların kendinden bir şeyler bulabileceği bir kitap.
Hikaye biraz daha uzatılabilirdi, meleğim dediği şeytan ha geldi ha gelecek diye okuyup durdjm. Gelip gelmediğini siz okuyup görün ben söylemeyim.
Sustuğum Yerden