Puan vermedi·216 syf.··
2025 7. kitabı
·
61 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 19:39
Ölüm korkusuyla tedavi mi? Kitabı anlatmaya sonundan başladım. Hiç heyecanı kalmadı gibi ama zaten burada başlıyor asıl hikaye. Veronika kafasına koymuş. Aylardır bugün için ilaç falan biriktirmiş öyleli hazırlık. Sonra evini falan temizliyor, bugün yaşasa herhalde telefonunu temizlerdi. Hoş Veronika bence hiçbir zaman gizli saklısı olmayan ve yaşadıklarından, yaşamadıklarından utanan birisi değildi. Ya da ben kitabın sonunda dönüştüğü kişiden etkilendiğim için, böyle anımsamak istediğim için böyle düşünüyorum. Neyse, sonrasında intihar etmeden önce bir dergi okuyası geliyor ve dergideki saçma sapan bir şeye takılıp intihar sebebinin bu olduğunu anlatan bir mektup yazıyor. Çok iyi hareketti. Olay da şey, Slovenya’nın nerede olduğunu bilmiyorlarmış buna sinirleniyor yani. Çok orijinal bir sebep. İşte böyle dalga geçeceksin arkanda bıraktığın, senin varlığını hak etmeyen, hayatını dilediğin gibi yaşamanna izin vermeyen toplumla. Tabi günün sonunda o topluma hiçbir şey olmuyor haliyle. Olan yine sana oluyor. Hayatını toplumsal normlara göre yaşamak zorunda kalıp hiçbir hayalini gerçekleştirmeden bu dünyadan göçüp gidecek olan sana… Neyse ki olmuyor. Bu dünyada daha yerine getirmesi gereken görevleri var çünkü. İntihar ettiği için tabii ki akıl hastanesine yatırılıyor. Orada da aslında toplumda kabul görmeyecek ve belki bilmiyorum kitabı okuyanların da yargılacağı bir tipten doktorla karşılaşıyor. İşte hayattaki ilk şansı o doktor. Adam buna bir haftaya öleceksin diyor. Veronika tabii ki tutuşuyor.  Sorgulama, hırçınlık, aykırılık, sinir krizleri… etrafında veronikanın son günlerini nasıl geçirmesi gerektiğine dair tavsiyeler veren insanlar oluyor. Aldığı tüm tavsiyeler sonucunda kendini özgür hissetmeye, kalan ömrünü istediği gibi yaşamaya başlıyor. Artık birisine sinirlendi mi, hemen tokat atacak, onu rahatsız eden bir olay mı oldu, susmayacak rahatsızlığını söyleyecek ve istediğini canı istediği için ve zamanında yapacak. Bu aydınlanma yaşaması için bir hafta sonra öleceğini öğrenmesi gerekti. Ben ne zaman öleceğim? Ya da ben ölmeyecek miyim? Zamanım yıllarım hâlâ birileri ne der diye yaşamakla geçiyor. Benim de mi intihar edip,  bir hafta sonra öleceğim haberini almam gerekiyor? Hayat o kadar saçma ve boş ki.. Her şeyi anlamsız. Hiçbir şeyin, hiç kimsenin değeri yok, benim de… Neyse ki Veronika şanslı, çünkü hayatının en özgür, en kendi gibi yaşadığı zamanını geçiriyor. Aşık bile oluyor. İnanılmaz! Eduard, Veronika’nın ikinci şansıydı. Onunla beraber hayallerine yürüdü. En büyük tutkusu olan piyanonun başına bu kez gerçek Veronika olarak geçti ve mucizeler yarattı. Hayatında ilk defa gerçek orgazm yaşadı. Hem de defalarca kez. Bunlar Veronika için gerçek mutluluklardı. Eduard da ona aşık olmuştu. Yıllardır o da yaşadığını hissetmiyordu. O da hayatın onu anlam katan şeyinden resimden uzaklaştırılmış, sonra da deli damgasıyla(şizofren, hem de nadir görülen ağır bir türevi) tımarhaneye atılmıştı. Sonra hayatı bitti işte bu kadar. Veronika gelip ikisinin de gidişatına güzel bir yön verdi. Eduard’ın da hayata dönmesi için bir sebebi vardı. Aşık olmuşlardı ve deliydiler. Hayatta daha iyi bir konumda olamazlardı. Sonra kaçtılar. İstedikleri pahalı şaraptan içtiler. Eglendiler. Veronika Eduard’tan resim yapmaya geri dönmesi için söz aldı. Evet Dr. İgor başarmıştı. Veronika’yı tedavi etmişti. Ama bunun kimseye kanıtlayamazdı. Belki de onu aptal saptal hiçbir şeyden anlamayan bir doktor olarak bileceklerdi. Ama Dr. İgor‘un içi rahattı. Araştırması tamamlanmış bunu kendine kanıtlamıştı.
1000Kitap
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,4bin okunma
·
78 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.