Puan vermedi·133 syf.··Beğendi
· Hüseyin Nihâl Atsız ve yanında sekiz arkadaşıyla beraber Çanakkale’ye düzenledikleri geziyi okuyoruz kitapta. Bir anı kitabı olmakla beraber tenkit kitabı demek de mümkün. Zira her sayfasında Çanakkale şehitlerimize gösterilmeyen saygının tenkidini okuyoruz.
Çanakkale’de İngiliz ölülerinin anıtları -buradaki anıtı taş yığını anlamında kullanıyorum- arşa yükselirken bizim aziz şehitlerimizin bırakın anıtı, abideyi; mezarları bile derme çatmadır. Atsız ve arkadaşları bu durumdan epeyce müteessir olurlar ve öğrenci birliğince para toplayarak buraya şehitliklerimiz adına bir anıt yaptırmaya karar verirler. Tabi işin kanuni kısmı ve prosedürleri önce bu gençleri oyalar daha sonra da reddeder.
Anıt bir zaman sonra jandarma ve köylünün işbirliği ve imecesiyle yapılır. Bu güzel bir şeydir elbette fakat kendi şehitlerimize bir anıt yapmak için bu kadar uğraşmak zorunda olmak utanç vericidir.
Atsız ve arkadaşlarının ziyareti o günden sonra her yıl Çanakkale’ye ziyaret akınlarının yapılmasına ön ayak olmuştur.
Aziz şehitlerimizden Ulu Önderimize, dönemin hükümet eleştirisinden yine dönenim gençliğine, kadınlarımızın öneminden Milliyetçilik temalarına bolca yer vermiş Atsız Ata.
Ruhu şad olsun.