Puan vermedi·96 syf.····Okunma: 19 Aralık 2025 16:55 Oysa Hiç Karşılaşmamıştık, Mine Ölce’nin ilk öykü kitabı. Aynı zamanda pek çok tiyatro eserine imza atmış, Locman filminin de senaryosunu yazmış bir isim. Ölce’nin yazın yolculuğuna bakıldığında, öykülerindeki sahne sahne gerçeklik; bir kapı aralığından fark edilen, “an” diyebileceğimiz yaşam parçalarını ustalıkla kaleme alışı şaşırtıcı değil. Çünkü bu metinlerde, yıllar boyunca tutkuyla verilmiş bir emeğin izleri açıkça hissediliyor.
Kitaptaki öykülerin tamamını severek okudum. Öykü okumayı sevenlerin bu kitabı mutlaka listelerine eklemesi ve Mine Ölce ile tanışması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle “Ben Çözdüm” öyküsü, bende derin bir iz bıraktı.
Mine Ölce’nin dili sade ve akıcı. Öyküler, adeta bir düşünce yağmuru gibi hayatın her karesine dokunuyor. Gerçeklik algımıza yeni bir boyut eklerken, edebiyatın sınırsızlığına da güçlü bir örnek sunuyor. Edebiyatı göğe doğru yükselen bir bina olarak düşünürsek, Mine Ölce bu binaya sağlam bir taş yerleştiriyor. Bir ayakkabının hikâyesi olabileceğini hepimiz kabul ederiz; ancak o hikâyeyi ayakkabının kendisinden dinleyebilme ihtimali, ancak edebiyatla mümkün olur.
Bu nedenle öykülerdeki şaşırtıcı ayrıntılar ve çarpıcı sonlar; bir şehrin her sokağında ayrı bir hikâyeye rastlamanın verdiği tatmin duygusu; ebeveyn-çocuk ilişkilerindeki keskin virajlar ve sıradan görünen bir anın bir dönüm noktasına dönüşmesi, okura son derece keyifli bir okuma deneyimi sunuyor.
Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse, Mine Ölce’nin öyküleri çok sıradan ve gündelik anlardan yola çıkmasına rağmen, derinleştikçe kocaman bir yaşamın özeti gibi karşımıza çıkıyor. Ben bu yönünü özellikle sevdim. Oysa Hiç Karşılaşmamıştık @potkalkitap aracılığıyla okurla buluşuyor. Kitabı listelerinize eklemenizi ve bu güzel öykülerle tanışmanızı öneririm.