Gönderi

Puan vermedi·192 syf.··
2025 13. kitabı
Cécile Pin, kitabın sonunda bu hikâyenin kendisine, daha doğrusu annesine ait olduğunu ima eder ve isimler değiştirilerek anlatılmasının gerekliliğini vurgular. Yaptığım birkaç araştırmayla, yazarın felsefe alanında çalıştığını ve annesinin gerçekten Vietnam Savaşı’ndan kaçmış bir göçmen olduğunu öğrendim; bu da baş karakterin yazarın annesi olduğu fikrini benim için güçlendirdi. Gezgin Ruhlar, bu yönüyle gerçekten de anlatılmasının bir gereklilik taşıdığı hissini veren bir hikâye. Kitap, Vietnam Savaşı’nın merkezinde, savaş mağduru üç mülteci kardeşin Amerika’ya ulaşmak için çıktıkları yasadışı göç yolculuğunu ve bu süreçte yaşadıkları olayları anlatıyor. Aynı zamanda yas sürecinin bir ömür sürebileceğini, hatta bir sonraki nesli dahi etkileyebileceğini; bu insanların hayatları boyunca bir yere aidiyet duygusu geliştirme ve kendilerini hayatta konumlandırma çabalarını ele alıyor. Kitap, içinde insanın araştırdıkça gerçekliği karşısında rahatsızlık ve öfke hissettiği olaylara değiniyor. Koh Kra olayında anti-komünist bir balıkçı çetesinin kadınlara ve kızlara defalarca tecavüz etmesi; Essex’te 39 mültecinin havasızlıktan bir kamyonun arkasında hayatını kaybetmesi ve bu olayla ilgili verilen cezaların ciddiyetsizliği; ayrıca kitaba adını veren Gezgin Ruhlar Operasyonu bunlardan bazıları. Vietnam Savaşı sırasında gerçekten de böyle bir operasyonla Kuzey Vietnamlı askerlere psikolojik baskı uygulanmıştır. Amerikalı mühendisler, bir dizi ürkütücü ses ve konuşmayı kasetlere kaydetmiştir. “On Numaralı Hayalet Bant” adı verilen bu kaset, ABD askerleri tarafından Vietcong askerlerine hoparlörler aracılığıyla dinletilmiştir. Zaman zaman helikopterler ormanların üzerinde dolaşarak, bu sesleri ormanda olması muhtemel Vietcong askerlerine yayınlamıştır. Kitaba adını veren Gezgin Ruhlar ifadesi de bu operasyondan gelir; savaşta ölenlerin huzursuz ruhlarına yapılan bu gönderme, anlatının sonunda Küçük Dao’nun hayaletinin huzura kavuşmasıyla anlamlı bir karşılık bulur. Savaşın yüzü çok kirlidir; ölen ve acı çeken insanların yaşadıkları artık bilinen acılardır. Peki ya kurtulanlar? Kurtulanlar gerçekten hayatlarına kaldıkları yerden devam edebiliyor mu, yoksa hayatları boyunca savaşın etkisinde mi kalıyorlar? Nereye giderlerse gitsinler, o damgayı enselerinde hisseden bu insanların hikâyesi benim için çok etkileyiciydi. Küçük Dao’nun hayaletinin acı çekişi ve Vietnam geleneğine uygun bir tören düzenlendikten sonra huzura kavuşması; yazarın yurtsuzluğu ve aidiyet hissedilmeyen bedenleri anlatış biçimi beni çok etkiledi. Şu kısmı özellikle alıntılamak isterim: “Kardeşler külleri ne yapacaklarına karar verememişti. Açık havaya savurmayı, Vung Tham’a dönüp orada özgür bırakmayı düşündüler. Ancak ne Anh’ın ne de kardeşlerinin içinden köye dönmek geliyordu; gençliklerinin bir bölümünü yad ederek geçirdikleri yere. Sonunda aslında köylerinin değil, orada yaşayabilecekleri hayatın özlemini çektiklerini anlamışlardı. Şimdi Vung Tham’da onları yalnızca bu düşlenen hayatın, çocukluklarının ve savaşın hayaleti bekliyordu. Onlar da gitmedi, külleri oraya saçmadı. Çünkü orası artık yuvaları değildi. Yuva, yaşayan bir aile olarak, sağ kalanlar vasfıyla bir arada oldukları yerdi.”
Gezgin RuhlarCecile Pin · Domingo Yayınevi · 2025684 okunma
·
59 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Hocam sağol ıncelemende direkt kitabın sonunu spoıler olarak vermişsin 😃