Ahmet Ümit benim için zaten usta bir yazardır. Genelde onu polisiye kurgularıyla tanır; gizemi, aksiyonu, İstanbul sokaklarını onunla severim. Ama bu kitapta, insanı çağlar öncesine, Hititlerin görkemli dünyasına ışınlıyor adeta. Beni en çok etkileyen şey kitabın dili oldu. Düz yazı gibi değil de sanki arkeolojik bir kazıda bulunmuş, o an canlanmış bir destan okuyormuşum gibi bir kitaptı. Ninatta’nın aşkı ve acısı insanın içine işliyor. Kitabı okurken kendimi Hattuşa’nın surlarında, Hititli bir askerin yanında gibi hissettim. Polisiyelerini çok sevdiğim yazarın bu kadar nahif, destansı bir eser yazabilmiş olması hayranlığımı biraz daha artırdı. Sadece bir kitap okudum bitti değil, zaman yolculuğuna çıkaracak bir kitap gerçekten. 12 bileziğin büyüsünü anlamak, hissetmek güzel bir deneyimdi benim için.
______ Spoiler
Ve evet Ninatta, ben yıllar ötesinden gelecek olan o yabancıyım. Seni sevdiğin Nuvanza'ya götürecek, kutsal Nuvanza'nı sana verecek kişiyim. Geldim, yazdıklarını okudum. 12 ayrı bileziği aradım. Ama bulamadım. Çağlar geçti fakat aşk değişmedi. Sizin gömdüğünüz 12 bilezik hala birleşemedi, belki de sizin gibi...
______