İşte Böyle Başlıyor
"Her kesik, her kırık kemik, acının her saniyesi, intikam ateşini biraz daha besler. Saldırı ne kadar zalimceyse, nefretin yaraları da o kadar derin olur."
O gece 999'a gelen acil yardım çağrısına Çavuş Stephanie King ve ekibi gitmişti. Stephanie'nin arka duvarında hiç penceresi olmayan bu eve ilk gelişi değildi. İçeri girdiklerinde yatakta birbirlerine ve çarşafa dolanmış ve kanlar içinde iki kişi gördüler. O sırada duydukları bir ses birinin hala yaşıyor olduğunun kanıtıydı ve suçunu itiraf etmişti.
Evie, Mark ve Cleo'nun galerisine gitmiş ve Cleo'dan Mark'ın onun fotoğraflarını çekmesini istemişti. Kısa zaman önce eşi Mia'yı kaybeden Mark ise kabuğuna çekilmiş bir durumdaydı ve Evie onu ikna etmeyi başarmıştı. Daha sonra ilişkileri başlamıştı ve Evie'de Cleo'nun içine sinmeyen bir şeyler vardı. Mark ne zaman iş için gitmek zorunda kalsa Evie sürekli ev kazası geçiriyordu. Bunu dikkat çekmek için mi yapıyordu yoksa Mark mıydı bütün bunların sebebi? Cleo arada şüphe duysa da kardeşinin böyle bir şey yapacağına inanmıyordu.
Fakat tüm bu soruşturma ve dava boyunca Evie gördüğü şiddeti ve fiziksel istismarı anlatmıştı. Suçunu kabul etmişti ama elbette ki bu planlı bir cinayet değildi. Peki ama Evie gerçekten doğru mu söylüyordu? Jüri nasıl bir karar verecekti? Her şey tam olarak nasıl başlamıştı? Hiçbir şey göründüğü gibi değildi...
Tam evet her şey yerine oturdu derken öyle bir ters köşe geldi ki... Kurgusuyla sizi sürükleyecek ve etkisi altında bırakacak bir psikolojik gerilim kitabı bu. Kim suçlu kim masum? Klasik bir polisiye asla değil; insan psikolojisini, güven kavramını sorgulayan, sessiz ama derin, yavaş ama etkisi uzun süre kalan bir gerilim.