Gönderi

Delinen cübbe
Timur askerleriyle bir gün talime çıkar. Aralarında bizim hoca da var. Tutar Timur, hocayı diker nişan yerine. Sonra dönüp en nişancı erine der ki: — Şimdi okunu hocaya atacaksın. Sağ kolundan delecek attığın ok cübbeyi. Ama sakın hocayı vurmayasın. Kim caydırabilir sözünden beyi? Zavallı hoca başlar titremeye. Eh can bu, benzer mi hiç başka şeye? Çaresi yok, açar kolunu durur. Nişancı oku çeker, istenen yerden vurur. Hoca sevinirken kurtulduk diye, yeni bir arzu daha gelir beye. — Şimdi de sol kolu deleceksin, der. Hoca bir daha titrer. Neyse o belada savuşturulur. İkinci kol da ustaca vurulur. — Şimdi, der Timur, kavuk delinecek. Limon sarısı olur hocada renk. Öyle ya, baş kola filan benzemez. Yine ağzını açıp bir şey demez. Bekler zavallı yumup gözlerini. Üçüncü ok da bulunca yerini Timur güler. Der ki: — Hoca aferin. Sonra dönüp kendi askerlerine: — Şimdi der, delinenlerin yerine hocaya bir kavukla cübbe verin. Hoca boynunu büker. — Sağ ol der, eksik olma. Buna da teşekkür ederim ama, emir buyur da bir de don versinler. Nasrettin Hoca Hikâyeleri Orhan Veli Kanık
Fıkra
·
13 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.