bir süredir okuma listemde olan bu kitabı sonunda yıla veda ederken okuyabildim. dopamin hakkında gerek eğitim hayatım gerek merakım sebebiyle biraz bilgi sahibiyim, ancak bildiklerimi eksik bulduğum için gözüme kestirdiğim bu kitabı okumayı merakla bekliyordum. kitabın %90’ı bildiklerim hakkındaydı, konuya sıfır olan ve neymiş bu dopamin diyenler için daha doyurucu olabilir. zaten kitap “vakti olmayanlar için sinirbilim” teması özelinde yazıldığı için az ve öz mentalitesinde işliyor aslında. yani bilgiyi komplike bir hale getirmeden, herkesin anlayacağı ve faydasını göreceği biçimde anlatılması hedeflenmiş. ve başarıya da ulaştığını söyleyebilirim. okuması benim için keyifliydi. özellikle heybeme aldığım bazı önemli bilgiler de oldu. en önemlisi, dopamin kaynaklarından beslenirken tek seferde olabildiğince tek bir dopamin kaynağından beslenmeye çalışmak olacak. hayatımızı bu konuda daha dengeli ve sürdürülebilir kılmak için pek kıymetli öneriler vardı. ayrıca kitabın son bölümünde dünyaya dair bir şeyleri değiştirmek istiyorsak işe yatağımızı toplayarak başlamamızı öneriyor yazar. güne başlarken dünyaya dair bu küçük görevi başarmak bizi güdüleyecektir. okurken aslında basit ama önemli rutinleri sürdürülebilir biçimde yapmanın önemini kavradım. hayatımda neden bi iyi bi kötü hissetme döngüsündeyim (bunu ben de son birkaç aydır epey sorguluyordum), bu dopamin ne ola, nasıl daha sağlıklı bir yaşam sürerim, kendimi nasıl daha iyi tanıyabilirim sorgulamalarını en azından belli aralıklarla yapan herkese öneririm, cebinize koyacağınız bir şeyler olacağını düşünüyorum.