İlk olarak bu kitabı pek beğenemediğimi belirtmek isterim o kadar çok eksik ve mantık hatadı vardı ki. Yani nasıl bu kadar popüler oldu, ödüller aldı anlamadım. Konusu; klasik bir cadı avcısı ve cadı aşkı. Benim aslında sevdiğim bir trop kızımız Rune (sanırım 18 yaşında ve çok genç bence) oğlan ise Gideon. Kızımız asil ve zengin bir cadının üvey torunu yani sosyetik bir kız. Oğlan ise terzi bir anne babanın oğlu. Kardeşi Alex ise bir şekilde Rune ile yakın arkadaş. Yani aslında tanışmaları neredeyse çocukluk zamanlarına denk geliyor. Tahtta da zalimlikleri ile bilinen 3 cadı kraliçe var ve bu Gideon ‘un anne, baba ve kız kardeşi bu cadıların elinde ölüyor ve kendisi de neredeyse bir cadının kölesi sayılır. Yani cadılardan nefret ediyor. Bir şekilde halkta memnun değil ve bir devrim oluyor cadılar öldürülüyor ve askeri bir hükümet kurulup cadıların peşine düşüşüyor. İşte cadı avı böyle başlıyor. Hükümet cadı iyi mi kötü mü bakmaksızın herkesin peşine düşüp öldürüyor. Bu arada burası bir ada şehri ve ana karada cadılık serbest. Yani hiç sürgün, denetleme filan yok direk ölüm. Hatta ergenliğe yeni girmiş kızları bile tespit edip öldürüyorlar. Korkunç bir ortam. Bir de kızıl güve diye bir kişi var( Rune) o da o insanları kurtarıp ana karaya ulaştırmaya çalışıyor. Erkek karakter kızın kızıl güve olmasından şüpheleniyor ve kıza yanaşıyor ve aralarında ki ilişki başlıyor. Erkek karakteri hiç sevmedim. Bomboş ön yargılı bence aşırı travmatize olmuş ve bu durum kararlarını etkileyen bir tip. Bu durum onu çok fazla manipülasyona açık hale getirmiş ve devrimciler de bunu çok güzel kullanıyor. Mesela kızın aile işi var ama işi kim yönetiyor para nasıl dönüyor belli değil. Kızın hiç işle ilgisi yok yani. Sonuç olarak karakterler sığ hikaye çok ama çok eksik katmanlı bir fantastik okumak istiyorsanız o kitap bu kitap değil. Kafa dağıtmalık akan bir kitap isterseniz yine bu kitap o kitap değil. Çift aşırı uyumsuz ve itici. Devamını okuma konusunda kararsızım