Hoca bir gün taşınacak.
Evde ne varsa kap kacak,
Hepsini derler toparlar.
Giyinir, sokağa fırlar.
Yükü taşıyacak bir adam bulur,
Bu adamla pazarlığa koyulur.
Adam sorar:
— Nedir gidecek şeyler?
Hoca da birer birer sayar döker:
— Sandık, mandık, dolap, molap,
— Kilim, milim, esvap, mesvap.
Adamcağız on iki akçe ister.
Hoca düşünür, taşınır:
— Peki, der.
Yani adamla anlaşır.
Adam da ne kadar şey varsa taşır.
İş bitip hesaba gelince sıra,
Hoca cebinden çıkara çıkara
Tamam altı akçe para çıkarır:
— Alacağım bu kadar.
Adamsa itiraz eder:
— Hocam, şu ettiğin iş reva mıdır?
— Hem arzuya rıza gösteriyorsun,
— Hem tutup altı akçe veriyorsun.
Hoca kızar, der ki:
— Ah sersem adam!
— Ben o türlü pazarlıktan anlamam.
— Boş yere beynime uğratma kanı.
— Dolap molap dedik, nerede molap?
— Esvap mesvap dedik, nerede mesvap?
— Hesabım doğrudur.
— Çek arabanı!
Nasrettin Hoca HikâyeleriOrhan Veli Kanık