Puan vermedi·304 syf.····Okunma: 23 Aralık 2025 17:16 ONU SEVDİĞİM ZAMANLAR...
Uzun zaman sonra ilk defa bir kitap kapağını kapattığım anda "Bu kitapla ilgili bir şeyler yazmalısın." hissi yaşattı.
Kitabımız Paris'te göçmenleri geri göndermekle görevli Geri Gönderme Merkezi Müdürü Eleonore'un merkezdeki Suskun-84 adlı göçmene ilgisini yöneltmesiyle başlıyor. Eleonore göçmenin boynundaki bellek sayesinde yavaş yavaş göçmenin hikâyesini çözmeye başlıyor. Burada Eleonore'un vicdanen nasıl bir değişim ve gelişim geçirdiğini çok net görüyoruz.
Suskun-84 adlı karakterimiz Kemal Varol'un diğer kitaplarının mekânı olan Arkanya'da, 6 erkek kardeşin en küçüğü olarak dünyaya geliyor. Ailenin sağ- sol çatışmasının en şiddetli dönemlerine denk gelen hayatlarında yaşadıkları sorunları, dönemin sosyopolitik durumunu gayet etkili şekilde vermiş yazar.
Bu kitap Kemal Varol'un okuduğum diğer kitaplarına kıyasla çok da sevdiğim bir eser olmadı açıkçası. Taa ki son sayfaya kadar... Okuduğumuz her şeye bakış açısını değiştirip kitabı tekrar okumaya teşvik eden son bir cümle vardı. O cümleye kadar kitap benim için sıradan bir kitaptı ama nedense o cümlede bambaşka bir düşünceye sevk etti beni. Zülfü Livaneli'nin "Kardeşimin Hikâyesi" adlı kitabına benzer bir son vuruş ve muhtemelen unutmayacağım bir son oldu.