6/10
·352 syf.··
2025 98. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 20:29
Yitik Kızlar’daki olaylar, kadim zamanlara dayanıyordu: Herşey Persephone ve Demeter’in öyküsüyle başladı, (Hikayeye göre yeraltı tanrısı Hades, bereket tanrıçası Demeter’in biricik kızı Persephone’yi kaçırdı ve krallığına götürdü. Demeter yeryüzünde, Persephone ise yeraltında perişan oldu bu nedenle. Aralarına giren bu ayrılık süreci, Zeus’un müdahalesiyle Persephone’nin altı ay yeryüzünde, altı ay yeraltı krallığında yaşaması şartıyla son erdi. Hatta derler ki, Persephone yeryüzüne çıkınca ilkbahar – yaz, yeraltına inince sonbahar - kış olurmuş.) Olaylar, Mariana ve Sebastian’ın öyküsü ile devam etti. Yarı Yunan kökenli Mariana, hayatının aşkı Sebastian’la Cambridge’de tanışmış, birbirlerine aşık olmuşlar ve evlenmişlerdi. Çok mutluydular. Ta ki, tatil için gittikleri Naksos’ta yaşadıkları trajik olaya kadar. O trajediden beri grup terapistliği yaparak ayakta durmaya çalışıyordu Mariana. Grup terapisini seviyor, hastalarla yakından ilgileniyor, yaşayıp gidiyordu ki bir gün Cambridge’de okuyan çok sevdiği yeğeni Zoe aradı Mariana’yı. Haberler kötüydü. Zoe’nun yakın arkadaşı Tara, korkunç bir cinayete kurban gitmişti. Zoe’nun annesi Mariana’nın kızkardeşiydi ve ölmüştü. Annesinin ölümünden beri de, Zoe’yla çok ilgilenmiş, üzerine titremişti teyzesi olarak Mariana, hatta Sebastian da destek olmuştu kendisine. Bu nedenle de, haberi alır almaz tüm işlerini bırakıp soluğu Zoe’nun yanında aldı. Cambridge’e vardığında, Tara’nın cinayetine yeni cinayetlerin eklenmesi bir taraftan, bu kızların ölümünden sorumlu olduğunu düşündüğü Profesör Edward Fosca ve trenden indiği andan itibaren bariz bir ilgiyle Mariana’nın peşinden ayrılmayan Fred diğer taraftan aklını karıştırdı genç kadının. Sebastian’la yaşadığı trajedinin etkisinden henüz kurtulamamış olan Mariana, kendi içindeki karmaşaya eklenen bu korkunç trajedinin etkisiyle, oldukça zorlu anlar yaşadı. Ölüm olayları ile ilgili öğrendiği her yeni şey, kitabın son sayfalarına kadar kafasını karıştırmaya devam etti. Polis tarafından soruşturma dışına çıkarılsa da, Zoe’nun üzüntüsü, Tara’yı kendisinin de tanıyor olması nedeniyle kendi araştırmasını yapmaya devam etti. Ta ki, olayların çözüme ulaştığı ters köşe sona kadar. Kitap bu noktada bitti, olaylar çözümlendi ama, sonu biraz açık uçlu bırakılmıştı. Tüm bu yaşananlar, Sessiz Hasta kitabındaki olayların öncesinde geçiyordu anladığım kadarıyla. Çünkü oradaki karakterlerden de bahsediyordu, özellikle sonlara doğru. Ben, Sessiz Hasta kitabını da okudum yazardan. Beğenerek de okumuştum. İki kitap arasında olayların baş kahramanının psikiyatrist olması ve ters köşeleri benzerlik gösteriyordu. Sessiz Hasta’dan sonra bu kitaba dair beklentim yüksekti. Ama, özellikle ilk bölümlerde kitabın içine giremedim bir süre. Oturtamadığım ve çok hızlı oldu gibi gelen bölümler vardı. Çevirisinde de sıkıntılar vardı. Belki de onun etkisi de vardı bilemiyorum. Konu oldukça iyiydi ama kurgu olarak daha güzel işlenebilirdi diye düşünüyorum. Bu halini sevsem de harikaydı diyemeyeceğim maalesef. Yine de kitabın sonunu merak ederek okuduğumu da belirtmeliyim. Sonuç olarak, ben ortalama bulsam da, psikolojik ve mitolojik öğeler de içeren gizemli polisiyeleri seven okurlar, kitaba bir şans verebilirler diyor, keyifli okumalar diliyorum herkese. Kitaplarla kalın.
Yitik KızlarAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 20222,280 okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.