Loresima dan Bülbül Kapanı 1 incelemesi
9/10
·576 syf.··
2025 123. kitabı
Yeni bir kitap ile geldim Bülbül Kapanı I Öncelikle ilk şunu söylemek istiyorum Yazarın Gökçen adlı serisinden kat kat daha güzeldi. Ben o seriyi de sevmiştim, çok kötüydü diyemem. Hatta konu olarak Gökçen'in çok görülmemiş bir konusu vardı. Kız doktor erkek asker güzeldi yani. Ama ben -her zaman söylerim- bir Darc romance ve mafia tarzı kitapların delisi olduğumdan kesinlikle oyumu bu seriden yana kullanıyorum. Mesela bazen kitap tüyaplarında soruyorlar ya okurlara "Murathan mı yoksa Timur mu?" Ben cevap olarak "sonuna kadar Timur" derdim. O kadar beğendim yani. Timur'un Murathan kadar konuşkan biri olmadığını anlamış olmuş oldum bir kere daha. Murathan aslında çok konuşan bir tip değildi hatırladığım kadarı ile. Ama Timur'un yanında Murtahan daha sosyal biriydi bence. Timur bazı yerlerde çok canımı sıktı kıza Kitapın başından sona kadar işaret dili ile konuşur gibi konuşması. Sanki Timur konuşma özürlüsü bakışları, işaretleri ile derdini anlatmaya çalışıyor. Tamam anladık çok sert, katı birisin ama bu kadarıda baydırdı beni bir tık kendinden. Konusundan biraz bahsedecek olursak: Kız karakterimiz Ahuzar Soykamer bir savaş muhabiridir. Annesinin daha küçük iken babasından ayrılması ve onu kız kardeşi ile yalnız bırakması ile Ahuzar o saaten sonra kız kardeşine hem abla hem anne olmuştur. Babası gün geçtikçe üzüntüden yataklara düşer ve en sonunda hayatını kaybeder. Erkek karakterimiz Timur Tönge gizli bir timde askerlik yapmaktadır. Daha o dünyaya gelmeden önce babası sabahları öğretmen olarak okula gider. Akşamları ise eve sarhoş olarak gelip annesi ve ablasına dunyayı dar ederdi. Annesi ona hamile iken yine babasının ona şiddet uygulaması üzerine erken doğum yapar. O gün annesinin ölümü ile babasının gözünde Timur hep bir katil, eli kanlı biri olur. Artık ablası annesi tarafından ona emanet edilen bu çocuğa gözü gibi bakacaktır. Bir gün Ahuzar Beyrut şehrinde muhabir olarak görevini yaparken limanda bir patlama meydana gelir. O sırada bir asker olarak timi ile aynı şehirde, sınır bölgesinde olan Timur aldığı bilgi ile insanları oradan uzaklaştırmaya çalışır. Patlamanın olduğu yerde bulunan Ahuzar Timur'un onun üzerine kapanması ile ölmekten son anda kurtulur. Üzerinden yıllar geçer Ahuzar kendi şehrinde kardeşi ile hayatına devam eder. O patlamadan sonra onda ciddi travmalar, bedeninde yaralar oluştuğundan farklı şehirlerde muhabir olarak işine devam edemez. Bunun yerine bir radyo programında çalışmaya başlar. Dünyaca ünlü, Mafia babası olan Mahir Kralşan'ın oğlu yani Üvey abisi bir gün karşısına çıkar. Cici annesi Hülya Kralşan'ın eski hayatında iki kızını ve bir eşini geride bıraktığını bildiğini söyler. Timur askeriyede ona verilen bir göreve gitmeyi kabul eder. Görevi dünyanın en büyük mafia adamı olan Kenan Kralşan'ın yakın koruması olup işlerini çökertmek. Timur bu görevde tanınmamak için ne kadar kimliğini, hayatını değiştirse de Ahuzar'ın ilk görüşte aklına Beyruttaki patlama anında onu kurtaran asker aklına gelir. Timur Tönge şimdiki adı ile Tulpar. Bakalım bundan sonrasında sizi neler bekliyor olacak? (Spoiler olabilir!!) İncelemeye gelirsek: Çok güzeldi bol aksiyonlu ve çokça dram dolu bir kitaptı. İşin daha kötü tarafı yolun daha başında olmamız. Bunda sonrasında bizi bundan daha kötü şeyler bekliyor. Adem ve Güldeste'nin olduğu sahneler içimi çok acıttı ama sadece acıtmak ile kaldı. Çünkü seriye başlamadan önce öğrenmiştim Güldeste'nin öleceğini. Nasıl spoiler yediğimi size hemen anlatıyorum Şöyleki: 3 sene önce flan ablam bir kitap okumuş ve bana arada bir konusunu flan anlatıyordu. Çok da beğenmişti kitapı. Konusunu anlatırken bir ara Adem ve Güldeste'nin hikayesini anlattı bende o zamanlar kitapı daha basılmamış bir kitap ya şimdi okumam diye düşündüm. Oda spoilerı patlattı o zaman işte. Bu hafta da kitapı okurken ablama dedim ki "senin anlattığın vardı ya hani kitapta kız ölüyordu bunlar onlar mı?" Diye sordum ve evet onlarmış. Velhasıl ben Güldeste'nin öleceğini kitapa daha başlamadan biliyordum zaten o yüzden de hiç şaşırmadım ama ağlamadım değilde yani. Bir kaç gözyaşı dökmüş olabilirim ama sahne de öyle bir sahne ki odundan bir insan okusa kesin ağlamıştı. Biliyorum belki bunu söylediğim için bana içinizden geldiği gibi sövecek siniz ama arkadaşlar ben KENANI ÇOK YAKIŞIKLI BULDUM BU KİTAPTA. Kusura bakmayın ama Darc romance tarzı seven biriysem ne kadar kötü adam olsa da karşımızdaki karşı koyamıyorum abim. Buda benim hastalığım. İlk başlar da ben gerçekten Ahuzar'a karşı bir şeyler hissediyor, takıntılı diye düşündüm (bilmiyorum belkide ileride öyle olacak) ama buradaki takıntı dediğimiz şey bizim dediğimiz takıntı değilmiş ben onu anladım. Ve size iyi bir haberim var artık KENAN DAN NEFRET EDİYORUM. Ortalara doğru biraz soğumaya başlamıştım ondan ama o son var ya. Beni bitirdi kitapın sonu. Bu arada Kitapın sonunda da ağladım yani topu topuna iki sahnede ağladım. Ve ikisi de çok kötüydü. İnsanların ölmesini anlarım akılları fitne fesat ile dolu her boku işliyolar. Yalnız hayvanların ölmesini asla anlamam ama birde attan bahsediyoruz. En sevdiğim hayvanlardan bir tanesi diyebiliriz. Belkide o yüzden Ahuzar'ı çok sevdim. Neyseee konuyu çok uzattık. Elimden geldiğince eleştiri yapmaya çalıştım. Konusu fazla uzun bir kitap olduğu için spoiler vermeden anlatmaya çalıştım. Umarım size çok faydası dokunur. Daha bir çok eleştirilecek şeyler var dı. Fakat hem konu çok uzar hem de daha vaktimiz bol. Önümüzde 3 kitap daha var. Enerjimizi onlara saklayalım şimdilik. Bu kitapın incelemesi de buraya kadardı O zaman bir sonraki kitap incelemesinde görüşmek üzere Hoşça kalın kitapla kalın Bye Bülbül Kapanı I Loresima
1000Kitap
Bülbül Kapanı ILoresima · Ephesus Yayınları · 20243,701 okunma
·
119 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.