Öncelikle kitabın içeriğinden bahsetmek gerekirse zekâ geriliği olan ve çoğunlukla her şeyi unutan bir birey olan Charlie Gordon'un yapılan bir araştırmaya denek olmasıyla başlıyor. Araştırma bu tarz bireylerin zeka seviyesini yükseltip onları zeki yapma amacı gütmektedir. Bu süre zarfının ilerleyişini görmek için ayrıca Charlie Gordon'dan günlük tarzında rapor yazması istenir. Başta basit gibi görünse de konu işleyişi olarak, Charlie Gordon'un ulaştığı farkındalıkla kendini keşfetme yolculuğuna şahitlik etmekteyiz.
Öznel eleştiri olarak ayrıca değinmek istediğim bir iki konu bulunmaktadır. Hepimiz alışıla gelmiş yaşantı ve standartlarımızdan ötürü bazen kendimize belli noktalarda kör kalabiliyoruz. Ama ilk kez kendinin farkına varan bir bireyin kendini keşfetme yolculuğu gerçekten güzel ele alınmış ve güzel noktalarına değinilmişti. Başlarda suçlu bulduğumuz kişilerin aslında kendince de haklı sebepleri olduğuna tanık olmak, hayatta kimseyi kesin bir yargıyla iyi veya kötü olarak tanımlayamayacağımıza örnektir. Bunun dışında Charlie Gordon'un ilk yazılarındaki yazım hataları onun zekâ geriliğini göstermesine ince bir detay olarak sunulmuş olsada açıkçası okurken onları anlamlandırmak ile kendisinin gözünden bakmakla aralarında pek bağdaştıramadım. Yazarın basit cümle ve yazım hatalarıyla Charlie'nin düşüncelerini ifade etmeye çalışması ve Charlie'nin olaylara daha sığ bir bakış açısı ile görüyor olması bana tam olarak onu zekâ geriliği olan bir birey gibi hissettirmedi. Zekâ geriliği ve her şeyi unutuyor olması ilişkileri derinlemesine görememesine sebep olsa bile acaba gerçekten de bu şekilde mi hissedip düşünüyorlar? Sanırım o kısımda daha farklı bir bakış açısı görmeyi bekliyordum. Kendini keşfetme sürecinde düşünce ve hislerinin güzel ele alınması gerçektende hem özel bireylere karşı daha farklı düşünmemize hem de kendimizi de tekrar düşünmeye itiyor. Okumanızı tavsiye ederim. Sürükleyici ve ilginçti :)
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes