Ben, Yarbay Sezin Akkurt. Vatan için kan dökmeye yemin ettim. Çünkü toprak can almaz, can olurdu. Bunu öğrendim, bunu bildim, bunu yaşattım.
Kayıplar verdim, toprağa mezarlar açtım. Düşmanın bizden kaçtığı toprakları korumak için her şeyimi verdim. Şanlı bayraktaki ay ve yıldızın arkasına saklandım, kırmızısına kan oldum. Bir gözüm yere, bir gözüm bayrağa baktı. Ne için neye bastığımı çok iyi bildim.
Kendi hayallerimi, kendi hikâyemi ben yazdım. Kendi yolumu ben çizdim. Görünmesem de saklandım, hissedilmesem de var oldum. Ailemi kurdum, hayallerime ulaştım, küçücük bir kız çocuğuyken kocaman bir asker oldum. Yeri geldi ailem yaşasın diye adımı sildim ama izimi silmedim.
Toprak can almadı, can oldu.
Ve tüm bunları tek bir şey için yaptım...
Unutulmamak için.
Tıpkı nice Mehmetçikler gibi. Nice isimsiz, yürekli silah arkadaşlarım gibi.
Sense bu ülkenin evladısın. Uğruna can verdiklerimizden, can olduklarımızdansın. Senin bir nefesin için, bizler nefeslerimizi feda ettik. Senin bir dakikalık uykun için, gecelerimizi feda ettik. Senin yemeğin boğazına dizilmesin diye biz yemeğimizi bölüştük. Senin bayram sabahın geçsin diye biz bayramlarımızı senin için ailemizden uzakta geçirdik.
Unutma, biz saklı olanız fakat senin bizi görmene gerek yok. Bizi hisset.
Biz senin her gece uyuduğun huzurlu uykun, aldığın her rahat nefesiz.
Her şeyi unut, bizi unutma.