Bugün sizlere özel bir kitapla geldim. Bayram Gözler’in yazdığı “Kalbin Dili,” okura yüksek sesle değil de doğrudan kalbe konuşmayı seçtiği, kısa ama etkisi uzun süren kitaplardan biri. Sayfa sayısı az olmasına rağmen içeriğiyle insanın durup kendine bakmasını sağlayan bir metin bu; sevgi, merhamet, vicdan, insan olma hâli gibi kavramları büyük cümleler kurmadan ama tam yerinden yakalıyor. Dilinin sade oluşu metni hafifletmiyor, tam tersine söylenenlerin ağırlığını daha görünür kılıyor. Günlük hayatın telaşında unuttuğumuz ya da ertelediğimiz iç sesimize dönüp “ben neyi, ne kadar hissediyorum” diye sorduruyor. Yer yer düşünce yazısı tadında, yer yer deneme havasında ilerleyen bu kitapta yazar, kalbin sustuğu yerde insanın da eksildiğini hissettiriyor. Okurken bazı cümlelerin altını çizmek değil, bir süre zihinimizde taşımak istiyorsunuz; çünkü metin, hızlıca tüketilip geçilecek bir şey olmaktan çok, durup sindirilmesi gereken bir çağrı gibi. Kalbin Dili, benim için insanı içten içe yakalayan, sessizce düşündüren ve okuduktan sonra insanın kendiyle baş başa kalma ihtiyacı hissettiği bir okuma oldu. Yazarımızın kalemine sağlık.