Dönemin saçma ama gerçekten olan adetlerini en iyi yansıtan kitap olduğunu düşünüyorum. Adet adı altında kadınları kafese sokma düşüncesi ve erkeklerin zihniyetini değiştirme girişiminde dahi bulunmamaları beni bugünde bile hâlâ çok sinirlendiriyor. Değişmesi gereken erkeklerin zihinleridir. Kadınları kafese koymak hiçbir şekilde çözüm değildir. Kadın diye ayrıştırılan kişiler de insandır.
Zihinlerin nasıl düşünüyor gerçekten anlam veremiyorum. Bir de Osmanlı döneminde o kadar farklı çeşitli kültürle birlikte yoğrulmuş bir kültür olması gerekirken nasıl oluyorsa Türklerin (?) yaşadığı adetler resmen insanı insan dışı bir muameleye maruz bırakmaktadır. Benim okuduklarımdan anladığım budur.
Özellikle bu kitabı lisede okumuş birisi olarak bu kitabın çocukların lisede okutulmaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu kitapta adet adı altında işte kadınları kafese koymak, şu yaşa geldin artık eve kapanacaksın ferace giyeceksin gibi söylemler daha zihin de sorgulama yapamayan kişiler için doğru olarak kabul edilebilir bir bilgi oluyor. Ve Türkiye’deki koşullarda genç neslin sorgulama yapmadığı göz önünde bulundurulduğunda, bu kitabın okunmaması taraftarıyım.