·256 syf.····Okunma: 23 Aralık 2025 22:08 #Okudum
#KitapYorum
#SonsuzluğunEşiği
#BaranSaldanlı
#DestekYayınları
#254Sayfa
#Kitabaaşıkokumayasevdalı
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlere Destek Yayınları'ndan çıkan, Baran Saldanlıya ait, "SONSUZLUĞUN EŞİĞİ" Hakikatle Buluşma isimli kitabı tanıtmaya çalışacağım.
Bazı kitaplar bitmez, isteseniz de bitemez. Zirâ sayfa sayısını tamamlamanız, okuduğunuz anlamına gelmez bazen. Elinize aldığınız her kitap bir deniz, bazıları okyanus. İşte "SONSUZLUĞUN EŞİĞİ" bir umman, okyanus. Burada zihniniz, bilinciniz, duygularınız, algılarınız, sizden ayrı azade sanki kirada. Bir yerlerde unutmuşsunuz da aklınızı, arıyorsunuz. Her cümle içimde binbir kapıyı aralıyor fakat hangisinden içeri gireceğimi bilemiyordum. Fukara bir sofranın başında misafir ağırlamaya çalışan cahil ev sahibesi gibiydim. Bildiklerim, bilmediklerim yanında bir çuval pirincin içinde bir avucu geçmeyen çakıl taşı. Böylesi bir uyku hali, uyuşukluk, kendi odasından başka yer bilmeyen, dünya, evren, onunda ötesi alemlerden zerre fikri olmayan biri olduğumu anladım. Baran Saldanlı sayesinde, aklın ve kalbin rehberliğinde, varoluşun en derin sırlarını sorgulayan, deneyimlerinden ve modern bilimin verilerinden beslenerek beni kendi öz benliğimle yüzleşmeye davet eden bir sürece girmiş oldum. Bu eserle sonsuzluğun yolculuğuna çıkmıştım. Her şeyden önce bilincin, zihinden daha önemli olduğunu, inanmanın, tefekkür etmenin, kemale ermenin önemini kavradım. Bu dünyadaki amacımızın bir şeyler başarmak, üretmek olduğunu sanırdım. Meğer sürdürülebilir huzur ve mutluluk hidayete etmemizle ilişkili. Varoluşumuzun anlamına dair ne varsa bu kitapta buldum.
Yazar Saldanlı tasavvuf, sufizm gibi ezoterik öğretilerin ışığında geldiği noktanın, modern bilimin sayesinde olduğunu anlatıyor. Bir mühendis olarak bilimsel verilerle destekli bir ilerleyişle bu kitap paha biçilemez bir değer taşıyor. Bu süreç inanç sistemlerindeki öğretileri anlamaya, her zaman bütüncül bir bakış açısı sağlamaya yönelik. Ayrıca, bu kitapta dinlerin ve kâmil insanların öğretileri ışığında, insanın mutsuzluk kaynağını nasıl etkisiz hale getirebileceğimizi ve tekâmül yolculuğumuzu nasıl sürdürebileceğimizin keşfini sunuyor. Esas amaç, Allah'ı daha iyi tanımak, ilahi sistemi derinlemesine kavramak ve insanın bu sistem içindeki yerini doğu idrak ederek Allah'a yaklaşmasına rehberlik ediyor. En sağlam bilimsel teorileri dinî kaynaklarla bir araya getirerek evrenin temel yapısını en tutarlı şekilde kıssadan hisselerle, Kuran'dan ayetlerle, her konu sonrası soru cevap notlarıyla kişisel gelişiminize muazzam katkı sağlıyor. Daha sonrasında edindiğiniz bilgiler ışığında nasıl bir yaşam sürmeniz gerektiğine dair izleri takip edeceksiniz. Radikal fikirler ilk başta şaşırtıcı, hatta kabullenmesi zor gelebilir. "SONSUZLUĞUN EŞİĞİ"; bilincin doğası, aklın rolü, rüyalar, nefis ve ruhun işleyişi, zaman kavramı, sonsuz tekillik, kuantum mekaniği, sicim teorisi, evrenin holografik doğasına dair bulgular, Kuran'ın en derin ayetleri, kadim sufilerin aşkın hakikatle ilgili söylemleri, yapay zekâkanın ilerleyen zamanlardaki büyük etkileri, felsefi bulgular, gerçekliğin farkındalığı, korkularımız, inancın gerçekliğe etkisi gibi konulara değinerek, insanın hakikate ulaşma sürecinde karşılaştığı engelleri ve çözümleri ele alıyor.
Sanırım ilerleyen zamanlarda edindiğim bilgileri hazmetmem için kitabı tekrar gözden geçireceğim. Son bölümde Rupert Spira'ya ait "BEN" şiiri insanlığı boy aynasında görmenize vesile... Okuduktan sora bende gelişen soru; Düşüncelerim, duygularım, algılrım olmayınca ben neyim?
Bunların yokluğunda ne kalır?
Farkındalık, yani bilinç benim derdim. Ya siz?...
Allah'ı sınırsız işlem gücüne sahip bir bilgisayar gibi düşünürsek; külli akıl bu bilgisayarın ilk yazılımı, yani işletim sistemidir. Ruh da bilgisayarın sahip olduğu elektrik, yani yazılıma can veren yakıttır. Bu işletim sistemi, tıpkı bir bilgisayar oyunu gibi bir arayüz üretir ve biz buna evren deriz. (s, 127)
"Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve mal ile evlatta bir çoğalma gayretidir." -Hadid, 20 (s. 85)
Bilincin Allah'tan yani kaynaktan sürekli güneş gibi parlayarak gelen saf haline ruh denir. Ruh sonsuz kemalattadır, en üst seviyede gelişmiş haldedir ve hep diridir. Bir anlık bile olsa ne uykuya ne de dalgınlığa kapılır (Bakara, 255). Ruhun, yani saf bilincin kaynaktan gelip aklımıza yansıyan haline ise nefis (kendim) denir. Nefis aklımızın bilinci yansıtma. potansiyeli kadar bir kemalata sahiptir. (s. 57)