Türkiye Cumhuriyeti’nin aydın neferlerinden biri olan Server Tanilli, "Nasıl Bir Eğitim İstiyoruz?" adlı kitabında; ilk basımın üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen günümüzde dahi hâlâ devam eden eğitim sorunlarına ışık tutmuş. Kitapta ideolojilerin, özellikle sosyalizm ve kapitalizmin eğitimi nasıl etkilediğini ve bu akımların eğitimi hangi amaçla kullanmak istediklerini; Osmanlı döneminde toplumun eğitimden neden ve nasıl geri kaldığını; Cumhuriyet döneminde ise Köy Enstitüleri’nin hangi amaçla kimler tarafından kurulduğunu ve yine hangi amaçla kimler tarafından kapatıldığını öğreniyoruz.
Benim en çok ilgimi çeken bölümlerden biri, laik eğitim üzerine yazdığı kısımdır. Server Tanilli kendini sosyalist ve Marksist olarak tanımlayan bir aydın olduğu için eğitimin bir ayrıcalık değil, temel bir hak olduğunu savunur. Herkesin eğitim alması ve bu eğitim alan kişilerin tamamının sisteme katkı sağlaması gerektiğini savunuyor.
Ancak 1950’lerde Demokrat Parti’nin iktidar olmasıyla birlikte, Server Tanilli’nin savunduğu eğitim modeline ağır bir darbe vurulmuştur. Demokrat Parti, eğitimi toplumun yararına kullanmak yerine, kapitalist sermayeye eleman ve işçi yetiştirme aracına dönüştürdü. Bununla beraber laik eğitimden ödünler vererek eğitimi çağdaşlıktan ve modernlikten uzaklaştırmayı hedeflediler ve bu noktada da başarılı olduklarını söyleyebiliriz.
Eğitimdeki bu bozulma 1950’lerde Köy Enstitüleri’nin kapatılmasıyla başlamış, 80 darbesiyle doruğa ulaşmıştır. Bilimden, düşünmekten ve kendini ifade etmekten uzak bir neslin yetişmesine sebep olmuştur. Tanilli kitabında, bozulmuş olan bu eğitim sisteminin tekrar nasıl düzelebileceğine dair kendi düşüncelerini bilimsel yolları ile açıklamış.
Sonuç olarak Server Tanilli bize şunu anlatmak istiyor: Eğitimdeki bu geri kalmışlık kader değil, siyasi bir tercihtir. Bundan kurtulmanın tek yolu bilime, akla ve laikliğe yönelmektir.
Server TanilliNasıl Bir Eğitim İstiyoruz?