Seriye veda mı ettik şimdi?..
Puan vermedi·480 syf.··
2025 21. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 18:03
Gerçekten seri, genel olarak beni çok tatmin etti ve eğlendirdi. Bu vedaya çok da hazır değildim sanırım... Uncle Rick'in daha çok kitabı var ama diğerleri bu kadar olur mu bilmiyorum... Bu incelemeyi seriyi ne kadar sevdiğimi anlatıp doldurmayacağım. Sonrasında ileti olarak paylaşmayı düşünüyorum seri hakkındaki görüşlerimi ve kitap sıralamamı. Kitap, artık seriye veda edeceğimizi fazlasıyla hissettiriyordu. Son savaş kısmı herkes gibi bana da çok basit geldi. 5 kitap boyunca Gaia şöyle, Gaia böyle deyip de o kadar hızlı bir şekilde yenmeleri biraz saçma olsa da güzel ve tatlı bir vedaydı. Leo... Bunu spoiler'lı kısma saklayacağım çünkü hakkında söyleyecek o kadar çok şeyim var ki. Ayrıca genel olarak serideki çok kişili bakış açısını çok beğendiğimi sürekli söylüyorum. Bu durum bu kitapta çok daha ön planda ve etkileyiciydi. Aynı zaman diliminde iki farklı karakterin bambaşka yerlerde ne yaptığını okuyoruz ve aynı zamandan bu iki farklı bölüm birbirini etkiliyor. Tam anlatamadım sanırım ama bu durum savaş sahnelerinde çok daha öne çıkıyor ve yine çokça dediğim gibi gerçekten çok güzel ve etkileyici. Kitabın konusuna gelecek olursam bir yandan Nico, Reyna ve Koç Hedge'in Athena Pathreos (İnşallah doğru yazmışımdır ama hiç sanmıyorum) heykelini gölge yolculukla Melez Kampı'na götürmelerini diğer bir yandansa 2. Argo tayfasının son ve büyük savaşa yolculuklarını okuyoruz. Bu savaş kısmında tanrıların gelmesi özellikle Zeus'un Jason'la konuşması çok tatlıydı bence<3 Kitabımız, serinin başladığı karakterlerle yani Loe, Jason ve Piper'la son buluyor. Bu durum beni rahatsız etmedi açıkçası. Tamam, Percy ve Annabeth'i çok seviyorum fakat bu onların serisi değildi ki. Onları düşünerek başlamadım zaten hatta bu kadar ön planda olacaklarını bile bilmiyordum. Ayrıca kitaptaki savaş sadece Toprak Ana Gaia'yla değil. Aynı zamanda Yunan-Roma tarafları arasındaki büyük rekabetin savaşa dönüşmek üzere oluşuna da şahit oluyoruz. Octavian cidden... Kitabı kısaca anlattığıma göre artık benim de en sevdiğim spoiler'lı bölüme geçiyorumm. ~~~~~~~~~~~~ (spoiler) Öncelikle Leo Valdez hakkında konuşmadan rahat edemeyeceğim o yüzden direkt konuya giriyorum: BU NASIL BİR KARAKTER GELİŞİMİDİR! İlk kitaptan beri çook seviyordum zaten ama hem hayata bakış açısı hem davranışları... Bir önceki incelemede de bahsetmiştim sanırım Hades'in Evi kitabında Hazel'a dünyanın işlemek üzere kurulu bir makine olduğuna dair yaptığı konuşmada gelişimini biraz fark etmiştik fakat bu kitapta cidden başlangıca göre bambaşka bir Leo oluyor. Tamam, yine aynı eğlenceli, zeki, becerikli ve biraz da rahatsız edici çocuk ama aynı olmadığını rahatlıkla fark edersiniz. Daha çok düşünen, daha becerikli, daha fedakar ve "son nefesi pahasına verdiği" o sözü tutan... Seni boş yere sevmemişim Leo<3 Bu kitabın öne çıkan karakterinin Leo olduğunu düşünüyorum zaten. Daha çok onun hikayesi üzerinden gelişiyordu-kehanetten dolayı normal olarak. Kalipso'yla ilişkilerini ne destekliyorum ne de nefret ediyorum. Daha önce de söylemiştim zaten Leo'nun "ona asla bakmayacak tarzda olduğu için aşık olduğu" bir kızdansa Kalipso gibi daha becerikli ve Leo'ya bile başlangıçya sinir bozucu gelecek bir kızla ilişki yaşamasını tercih ederim. (Tamam, kabul ediyorum kız 3000 yaşında bunu bir şey diyemem.) Evet, Leo'nun yalnızlığı sevip kabullenmesi çok daha tatlı ve anlamlı olurdu fakat şunu da kabul etmeliyiz ki Leo'nun karakterini bu kadar geliştiren Kalipso'ya olan aşkı. Spoiler yediğim için beni çok etkilemedi ama ölüm sahnesi gerçekten çok güzel düşünülmüş. Leo'nun ölü kalması gerektiğini söyleyenelr bile gördüm pint'te... Bilmiyorum, ama kaldırabilir miydim emin değilim. Kısacası Leo Valdez, artık gerçekten ENN seviğim karakterler arasındasın. ~ Sonrasında Jaosn'a geliyorum. Çünkü o da Leo kadar olmasa da beni etkiledi. Fandom tarafından neden "sıkıcı" görüldüğünü cidden anlamıyorum. Evet, Percy'le cidden benziyorlar fakat bir okadar da farklılar. Bu durum sıkıcılıktansa derinlik katıyor bence hikayeye. Özellikle birbirlerini gerçekten kardeş gibi görmelerine ve "kardeşim" diye hitap etmelerine bayılıyorum. Konuşmasalar bile birbirlerini rahatlıkla anlayabiliyorlar. Oysa birbirlerinden nefret etmek için de her türlü hakka sahipler. Hem babaları düşman, hem de düşman iki kampın lideriler. İkisi de doğuştan lider karakterler, savaşta aşırı yetenekliler ve insanlar onları sürekli "mükemmel" olarak görüyor.-Bu durum daha çok Jason için geçerli gibi ama Leo'nun Percy hakkındaki görüşleri de aynen böyleydi. Her ikisi de karşı kampta kendileri için bir gelecek hayal ediyorlar. Ama bir o kadar da farklılar işte... Jason'ın asla Percy gibi bir çocukluğu yok mesela, Percy'ninse Thalia gibi bir ablası. Ya da Percy'nin Nico'ya sürekli olmaya çalıştığı "abi" figürü ancak Jason olabiliyor. Sürekli ölümün kıyısndan dönsen de seni de çok seviyorum Jason. Sende Leo'daki gibi bir karakter gelişiminden söz edemem belki çünkü sen her zaman müthiştin fakat en sonunda ait olduğun yeri ve görevi bulmuş olman beni çok mutlu ediyor. Aynı anda her iki yere ait olmak ve sonradan bulduğun geniş bir "aileye" sahip olmak da pekala mümkündür. Çünkü bizi yönlendiren doğuştan getirdiklerimizdense seçimlerimizdir. Belki de bunun en net kanıtısın<3 ~ Piper... Seni hiçbir zaman o kadar çok sevemedim, sebebini maalesef bilmiyorum. Sanırım bana biraz fazla güçlü kadın karakter olarak pazarlanan klişeleri hatırlatıyorsun. Belki de objektif yorum yapamam, bilmiyorum ama... Her zaman hislerini ön plana koymanı çok seviyorum her şeye rağmen. Leo'yla aranızdaki kardeş gibi ilişkiyi de öyle. Nasıl açıklayayım bilmiyorum ama fazla güçlü gösterilmek adına abartılan kadın karakterleri doğal bulamıyorum. Umarım yanlış anlaşılmıyordur bu kısım bu arada. Genel olarak Uncle Rick'in Afrodit Kabini'ni yazma tarzı hoşuma gitmiyor belki de. Kısaca bu kadardı. Annabeth'le olan arkadaşlıklarını da çok seviyorum bu arada. Stratejik planlayıcı ve sürekli hislerinin peşinden giden tatlı bir ikili. Sadece dediğim gibi biraz fazla wattpad kızlarını anımsatıyor yoksa hiçbir sıkıntım yok. Jason'la ilşkilerini de tatlı buluyorum<3 Özellikle son sahne çok güzeldi ~ Son olarak... Reyna Avila Ramírez-Arellano "Tek yuvamız vardı, artık iki yuvamız var." sırf bu söz bile yeter seni anlatmak için bence. Nico'yla aralarındaki bağı cidden çok seviyorum. İkisi de anlatmaktan çekinen, sürekşi arka planda gözlemleyen ve analiz eden karakterler. Fakat birbirlerini bulduklarında... Kendilerini sadece saygıdan ve zorunluluktan doğan bir ilişki olduğuna inandırmaya çalışsalar da içten içe birbilerini anlıyorlar ve inanılmaz bir şefkat duyuyorlar. Jason Nico'nun abisiyse Reyna da ablası. Fakat korumak gibi bir amacı yok çünkü Nico'nun gücünün farkında. Ona bir yandan güç verip bir yandan acısını hissediyor. Yani birbirlerine bağımlılar. Sadece barış için onca dert çeken Reyna gibi bir karakteri gerçekten kim sevmez ki. Benim sevdiğim güçlü kadın karakter anlayışı da biraz bu sanırım: Çarpıtılmamış ve her yönüyle açıklanmış. ~ Kısacası, bu seriye gerçekten çok bağlandım. Duygularımı ne kadar ifade edebildim, kısa mu tuttum yoksa çok muz uzattım hiçbir fikrim yok. Umarım okurken zevk almışsınızdır. Bir serinin tüm kitaplarını inceleme yazarak ilk defa okudum ve gerçekten çok hoşuma gitti. Bu yolda beni desteklediğiniz için teşekkürlerr<3 Beğeni ve yprumlarınız isteğimi canlı tuttu. Her zaman söylediğim gibi her türlü olumlu-olumsuz eleştri ve yorumunuza kendimi geliştirmek için açığım. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederimm ☆Umarım farklı serilerin farklı incelemelerinde tekrar görüşürüz
percy jackson
Olimpos'un KanıRick Riordan · Doğan Egmont · 20181,987 okunma
·
347 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok güzel bir inceleme olmuş ellerine sağlıkkk🫶🏻 Baş tacı serime başkaları güzel yorum yapınca çok seviniyorum(önerdiğim kimse okumuyor, okuyanlar kavramaya çalışmıyo😔) Karakterler hakkındaki yorumların o kadar ince ki... Tekrar ediyor gibi olacağım ama gerçekten kitabı yalnızca okumayıp neden bu şekilde olduğunu anlamaya çalışan, gerçekten kavramaya çalışan kişileri görmek çok güzel. Senin yaptığın da tam olarak bu. Mesela pjo hakkında çok fazla kişiyle konuştum ama hakikaten çok azı karakterleri ve olayları anlamaya çalışmış. Örnek olarak Percy'nin Nico'ya abilik yapmasında bahsediyorum diyorlar ki o öyle değildi. Okurken üzerinde azıcık düşünmek, neden bu yaşandı demek o kadar zor değil ya. Neyse burayı biraz uzatmışım, (zihnimin random bir köşesi pdıhdhrjsj) Gerçekten harika bir incelem olmuş, eline kalemine sağlık. 🧡
Defne K.
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederimm öncelikle🫶🏻✨️ Tekrar tekrar aynı şeyi yazıyorum ama yorum okumayı çook seviyorum🥹🫂 Söylediklerinde çok haklısın bu arada gerçekten bağlantı kurmak, anlamaya çalışmak ve üzerine düşünmek hem seri hakkında konuşurken daha zevkli hale getiriyor hem de karakterler ve seriyle bağı arttırıyor💝 Gerçekten onlarla tanışmışım da kişiliğini çözüyormuşum gibi ve aşırı zevkli bir iş💫 Tüm pjo kitapları tüm güzel yorumları da hak ediyor zatenn🩵🌊
Karakterleri o kadar iyi analiz etmişsin ki...🫠 jason ve percy arasındaki dinamik özellikle mükemmel olmuş. Daha önce düşünmüş olduğum ama bir yerlere yazmadığım için unuttuğum bir şeymiş gibi hissettirdi hatta tam olarak aynısıydı. İncelemen bana karakterler hakkında bir şeyleri tekrar düşünmeye itti diyebilirim. Ben okuduğumda Piper'ı seviyordum ama çoğunluk sevmiyor, bunun da biraz riordanın yansıtma şekline bağlı olduğunu düşünüyorum, ama bilmiyorum.. yine de seviyorum. Tekrardan söyleyeyim çok güzel bir inceleme olmuşş💞💞
Defne K.
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederimm🫶🏻 Hep aynı şeyi diyorum sanırım ama bu yorumlarını okumak beni aşırı motive ediyor🥹🫂 Bence de yansıtılma şekliyle alakalı dediğim gibi bir nefretim yok sadece sevemiyorum🥲 Jason ve Percy arasındaki ilişki gerçekten çok ilgimi çekiyor ve düşündürüyor beni senin de hoşuna gitmesine cidden çok sevindim💫✨️