Yazar, "ajitasyona başvurmadan dertleşmek" niyetini okuyucuya hissettiriyor.
Intertekstüalite (Metinlerarasılık): Metin içerisinde Tolstoy, Sabahattin Ali, Sezai Karakoç, Didem Madak ve Paul Samuelson gibi isimlere yapılan atıflar, kitabın entelektüel zeminini güçlendirmektedir.
Özellikle öykü bölümünde mekan tasvirleri (Karaköy’ün yokuşları, Lale Apartmanı, antikalarla dolu evler) okuyucunun gözünde kolayca canlanmaktadır.
"Usta Bizim Hayalleri Siyah Poşete Koy", özellikle 90’ların mahalle kültürünü özleyen, hayallerine veda etmiş ama içinde hala küçük bir kıvılcım taşıyan okurlar için bir "iyileşme rehberi" niteliğindedir. İlhan Dilek, konservatuvar çıkışlı olmasının verdiği avantajla diyalogları oldukça doğal ve ritmik kurgulamış.
Kitap, "her şey bitti" denilen yerden yeniden başlamanın mümkün olduğunu, aşkın ve sanatın (yazmanın) insanı en karanlık dehlizlerden bile çıkarabileceğini naif bir romantizmle kanıtlıyor. İlhan Dilek