Kendi hayatını bir kenara bırakıp ailesinin ekonomik ve psikolojik sorunlarını kendisine dert edinen ve bunun için ciddi manada kendisini yıpratarak çalışan Gregor bir sabah uyandığında bir böceğe dönüştüğünü görür.
Bu dönüşüme kadar evin gözdesi odur, zira evin geçimi onun sâyesinde sağlanmaktadır. Fakat dönüşümü sonrası ailesiyle arasına soğukluk girer. Çünkü artık Gregor bir geçim kaynağı olmaktan çıkmıştır. Ailenin bu tutumu eserin belki de asıl yazılma amacı, ana ve en sarsıcı damarıdır.
Sevgi, sıcaklık ve merhamet denilen duygular; üretimin durduğu, para akışının kesildiği noktada bir anda buharlaşır. Gregor artık evin bir ferdi değil, rahatsız edici bir görüntü, temizlenmesi gereken bir leke, susturulması gereken bir vızıltıdır. Baba figürü, otoritesini sevgiyle değil, bastonun şiddetiyle sürdürür; anne, acımanın korkuya yenildiği bir karanlığa çekilir; kız kardeş Grete ise başlangıçtaki şefkatini kısa sürede tükenmişlikle değiştirir.
Gregor'un evde en çok üzerine titrediği kişi olan kardeşi Grete, ondan kurtulmaları gerektiğini söyleyen ilk kişi olacaktır...
Kafka'nın dili insanı içten içe kemiren bir soğuk gerçeklik taşır. Cümleler yalın fakat keskin, sade ama iç burkucudur. Okudukça inkar edilemez bir gerçekten bahsettiği güneş gibi aşikâr olur.
Menfaati bitenin sevgisi de bitecektir, ister kardeş olun, ister evlat...