İnsanları en çok kim korkutur desek…
Aklımıza gelmesi zor ama cevap belli: Azrail.
Bu kitabın baş kahramanı, can alan melek Azrail’in ta kendisi.
Ve “olmaz” denilen oluyor…
Rutin bir can alma gününün sonunda Azrail büyük bir hata yaptığını fark ediyor:
Alması gereken bir can eksik.
Yaratıcı fark etmeden bu hatayı telafi etmesi gerekiyor.
Peki ama nasıl?
Bizim Azrail, canını aldığı bir insanın kılığına giriyor.
Bir eş oluyor, bir baba…
Bir çalışan, bir arkadaş…
İnsanla ilişkisi sadece can almak olan Azrail, bir anda insan olmanın zorluklarıyla yüzleşiyor.
Ne yapacağını bilemediği anlar, şaşkın tepkiler, çocukça sorgulamalar…
Bazı sahnelerde gülmemek imkânsız.
(İtiraf edelim, gerçek olsaydı güzel olurdu )
Ama işin eğlencesi kadar düşündüren bir yanı da var.
Azrail, insan davranışlarını anlamaya çalışırken büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor.
Anlam veremiyor, çözemiyor…
Zaten kim çözebiliyor ki?
Azrail’in maceraları;
Dünyayı yeni tanıyan bir çocuk gibi insanları anlamlandırma çabası,
İnsan olmaya alışma sürecinde yaşadıkları…
Tüm bunlar sizi kimi zaman güldürecek, kimi zaman durup düşündürecek.