·467 syf.····Okunma: 28 Aralık 2025 02:04 Orta Anadolu insanının serüvenini odağına alan bu anlatı, üç ciltten oluşan bir bütünlük sergiler. Üçlemenin ilk kitabı Yediçınar Yaylası, daha çok Tanzimat ve Meşrutiyet yıllarını konu edinirken; ikinci cilt olan Köyün Kamburu, Birinci Dünya Savaşı sürecine yoğunlaşır. Son cilt Büyük Mal ise Cumhuriyet’in ilk yıllarını kapsar. Her romanda farklı bir merkezî karakter etrafında şekillenen anlatı yapısı, anlatım gücü bakımından ciltler arasında belirgin farklılıklar barındırır. Gerek olay örgüsünün kurulumu gerekse karakterlerin derinliği açısından Köyün Kamburu’nun, üçleme içerisinde daha başarılı bir konumda yer aldığı söylenebilir. Bu romanda Çalık Kerim, psikolojik açıdan daha katmanlı, canlı ve inandırıcı bir tip olarak öne çıkar. Buna karşılık anlatının en durağan ve yeknesak olduğu bölüm, tekrarların sıkça görüldüğü Büyük Mal’da karşımıza çıkar.
Romanlar, on sekizinci yüzyılın sonlarından Cumhuriyet’in ilk dönemlerine kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsamasına rağmen, zaman unsurunun kullanımında aynı başarıyı gösteremez. Zamanın ayrıntılı biçimde işlenmediği, yer yer kronolojik tutarsızlıkların ortaya çıktığı görülür. Bununla birlikte, ele alınan tarihsel süreçte toplumun yaşadığı siyasal ve sosyal buhranların yarattığı atmosferin mekâna başarılı biçimde yansıtıldığı dikkat çeker. Başka bir ifadeyle, olayların ve karakterlerin toplumsal yüzü, mekân üzerinden okunabilir hâle gelir.
Üçlemede tematik yapı, biçimsel unsurlara kıyasla daha güçlü bir biçimde işlenmiştir. Merkezi otoritenin zayıflamasıyla bozulan toprak düzeni; bu bozulmanın doğurduğu ağa, ayan ve eşraf gibi mütegallibe sınıflarının halk üzerindeki baskısı; savaş yıllarında temel ihtiyaçlardan yoksun kalan toplumun tifo, frengi ve sıtma gibi hastalıklarla mücadelesi anlatının temel izlekleri arasındadır. Bunun yanı sıra bürokratik, siyasi ve idari mekanizmaların yozlaşmasıyla ortaya çıkan rüşvet, kaçakçılık, iltimas ve adam kayırma gibi sorunlar; eğitim kurumlarını saran maddi ve manevi çöküş; siyasal sistemdeki dönüşüm karşısında büyük ölçüde okuma yazma bilmeyen halkın içine düştüğü bilgisizlik ve güvensizlik hali de romanda ele alınır. Eğitimsizlik nedeniyle devlete karşı korku geliştiren köylünün, kendini koruma amacıyla benimsediği kurnazlık; kadının toplumda çoğunlukla yalnızca cinsel kimliği üzerinden konumlandırılması; dini ve vicdani sorumluluk taşıması beklenen kişilerin, halkın cehaletini istismar etmeleri de öne çıkan diğer temalardır.
Özellikle Büyük Mal’daki anlatım aksaklıkları göz önünde bulundurulduğunda, üçlemenin edebî açıdan bazı eksiklikler taşıdığı söylenebilir. Bununla birlikte eserlerin asıl değeri, Osmanlı Devleti’nin son yüzyılında yaşanan siyasal ve toplumsal çözülmeyi; ardı arkası kesilmeyen savaş ve seferberlik dönemlerinin birey ve toplum üzerinde yarattığı fiziksel, ruhsal ve sosyal yıkımı çarpıcı bir biçimde ortaya koymasında yatmaktadır.