Merhabalar
Bugün sizlere Kırık İnci serisinin ikinci final kitabıyla geldim. Cidden bu nasıl güzel bir kitaptır ya. İnci'ye hayran olmamak elde değil gerçekten...
"Bazen çok tanıdıklarımızı bile aslında hiç tanımadığımızı öğrenirmişiz. Bazen güvendiğimiz tüm duvarlar üstümüze yıkılırmış. Bazen uğruna savaştığın herşeyin o kadar da onurlu olmadığını öğrenirmişsin. Bazen ne asalet kalırmış ne güç. Bazen yaşamak çok zor gelirmiş."
İlk kitabın sonunda İnci yakın koruması Kılıç'ın aslında Kılıç Arslan Kırahanlı olduğunu ortaya çıkıyordu. Yani bu bilgiyi çıkaran tabikide İnci hanım oluyordu. İnci artık ailesinin intikamını almak isterken öğrendikleri gerçekler altında ezilmeye başlıyordu. Dışarıdan şımarık erkek düşkünü madde bağımlısı gibi görünsede olayın iç yüzü asla öyle değildir. Öyle görünerek zekasını gizleyen çok akıllı bir kadındır İnci.
Her pislik tek tek ortaya çıkmaya başlamıştı. Özellikle Aral asla İnci ye kalan tüm mirası kabul etmiyor. Devamlı zarar vermeye çalışıyordu.
Amcaları, kardeşleri, akrabaları herkesten alacağı intikamlar vardır. Babasının gerçek yüzünü öğrendikçe yıkılan İnci nasıl ayakta kalacağını bilemez. En nefret ettiğim kişi kesinlikle ablası Aliye bir insan kardeşine neden devamlı bu şekilde yaklaşır neden bunları yapar. Ölmüş olsanda asla üzülmedim sana.
Tabiki ailemizin katilleri asla ve asla tahmin edemeyeceğimiz kişiler. Ben öğrendikçe şokları geçirdim. Kılıç'ın İnci'ye olan aşkı desteği çok fazla güzeldi. Mesela avukat Oğuz ve en güvendiği adam Güven onlar beni baya sarstı.
Özellikle Güven nasıl olur dedim ama oluyormuş. Kitabı okurken beyniniz yanacak hazırlıklı olun lütfen.
İnci'nin yatırıldığı akıl hastaneside normal bir yer değilmiş çok şükür ortaya çıktı orda yatan bir hastanın aslında savcı olduğunu ve İnci'nin abisi olduğunu öğreniyoruz ki bende balyoz etkisi oluştu. İnci düştükçe onu kaldıracak güzel insanlar edinci sonunda.
Herkes ailesini seçemez sonuçta...
"Ama hayat en iyi bildiği şeyi yapmıştı Bitti sandığım yerden aslında yeniden başlamıştı."