·438 syf.····Okunma: 28 Aralık 2025 23:07 Tanrısal bir büyü gücü, sınırsızlık, göz kırpma süresi içinde Toril'in dönüşünü değiştirecek, tanrılara, tanrıçalara kafa tutabilecek kadar büyük bir güç...
Faerûnda yaşayan her bir kişinin ağzını sulandıracak kadar büyük bir güç. Başbüyücülerin, büyücü lordların, kralların, ışığın ya da karanlığın hizmetkarı, kim olursa olsun elde etmek isteyeceği kadar büyük bir güç...
Siz olsanız ne yapardınız? Bu kadar büyük bir gücü kontrol etmek, bu büyük gücün altında ezilmemek, yoldan çıkıp isyan etmemek, her şeye kafa tutup "Güç bende artık" diyip kendini tanrı üstü bir konumda görmek...
Sizi de "cezbetmez" miydi?
İşte, onu Faerûn'un en meşhur Büyücüsü yapan, "yaşadığı" dönemin en güçlü Büyücüsü yapan, Işığın Hanımı Mystra'nın Seçilmişi, Elminster'ın sükuneti, sadakati ve içindeki iyilik ışığı, hadi biraz abartalım, Tanrıça Mystra'yı bile "cezbediyor".
Elminster'ın her konuda bu kadar "büyük" olmasının "güçlü" olmasının, "seçilmiş" olmasının en büyük nedeni bu;
Kusursuz bir iyilik ve sadakat.
Oysa her şey, ama her şey onun olabilirdi. Devasa kalelerin salonlarını dolduracak kadar hazine, şimdiye kadar edinilmiş ve edinilecek tüm bilgi ve büyü yeteneği, aşk, tanrısal güzelliğe sahip kadınlar, şehirler, ülkeler, belki tüm Faerûn ve hatta Toril'in tamamı.
Ama Elminster'ın gelmiş geçmiş tüm zamanların en Büyük Büyücüsü olmasının sebebi bu;
O tüm bu ihtişamlı yaşamı elinin tersiyle adeta masanın üzerindeki tozu süpürür gibi bir kenara atıyor. Ve kalbinin iyiliğini, doğru olduğuna inandığı sadakati ve bilgeliği seçiyor;
Tuhafsakallı amca olmayı seçiyor. :)
Önceki iki kitabı için yazdığım incelemelerin üzerine söylenecek çok bir şey yok. Mükemmel bir kurgu, müthiş bir karakter ve enfes bir macera. Ve benim için Unutulmuş Diyarlar'a veda kitabı;
Diyarlar'a veda ederken son kitap olarak finale iyi ki seni bırakmışım. Geri dönüp tekrar hatırlanmak istenecek bir final oldu.
Gelecekte görüşmek üzere Diyarlar...