·208 syf.···Okunma: 08 Aralık 2025 00:33 Romanı ilk okumaya başladığımda beni yerden yere vuracağını düşünmüştüm. Eğer yolunuz ‘yas’ ile kesiştiyse özellikle de babasını kaybetmiş bir kız çocuğu iseniz hepiniz çekinerek başlayacaksınız benim gibi eminim…
Ama kitabı okudukça ve içine girdikçe beni perişan etmekten çok benzer duygularda buluştuğum bir arkadaşımın günlüğünü okuyormuş gibi hissettim.
Anı/roman şeklinde yazılması kitaptaki o yoğun melankolik havayı dağıtarak insanı sarsacak o duygudan uzaklaştırmış kesinlikle.
Bahçe/bahçıvan- yaşam/ölüm merafotunu içine biraz duygu biraz anı yerleştirerek çok güzel kurgulamış ve neden ödüllü bir yazar olduğunu kanıtlamış.
Yaşam dediğimiz şeyi ilmek ilmek işleyen bahçıvansa, bahçe’de işlendikçe bize mahsullerini sunan en sonunda kuru bir toprağa dönen şey değil mi?
Kitabı çok beğendim ama en başta dediğim gibi beni perişan edeceğini düşündüğüm kadar olmadı, yalnızca ortak duygularda buluştuğum birinden anılarını dinliyormuş hissi verdi. Hisleri tanıdık gelen cümlelerde kendimden bir şeyler buldum gözyaşı dökmedim belki ama yer yer boğazım düğümlendi.
Kitap sizi korkutmasın tam tersi aynı duyguları çok ajite etmeden bir arkadaştan duymak iyi gelebilir, tabi yaranızın derinliğine bağlı