Romanda kıskançlık, basit bir duygu degil; insanın benligini içten içe çürüten görünmez bir yara gibi sunulur. Örik, sıradan görünen hayatların ardındaki çatlakları ustalıkla açığa çıkarır ve okuru karakterlerin iç dünyasına çekerek, kıskançlığın insanı nasıl hem mağdur hem de fail yaptığını çarpıcı bir gerçeklikle hissettirir. İşte bu yüzden kıskanmak insanın başkasına değil; en çok kendi eksikliğine baktığı andaki sessiz sızıdır.