Puan vermedi·96 syf.····Okunma: 26 Kasım 2025 22:52 Tolstoy' a göre hayatın anlamı, anlamsız oluşunda gizlidir. Anlamsız ve düz yaşamanın gerekliliğini savunur. 1880 yılında yazdığı bu kitabında; hayatı, inancı, yaşamın anlamsızlığını sorgular. Bu eseri 1884 yılında inanç şeklini oldukça ciddi bir biçimde sorguladığı için yasaklanmıştır. Kitaba başlarken zaten bir kısmında inançsızlığından bahsetmiştir.
Tolstoy eserinin ilk sayfalarında hayatın anlamsızlığından ve boşluğundan öyle bir bahsetmiştir ki, bir cümlesinde şöyle yazmıştır: " Belki de yazılarımın bana kazandıracağı ünü düşünerek kendime, 'Pekâlâ, Gogol' den, Puşkin' den, Shakespeare' den, Moliere' den yeryüzündeki bütün yazarlardan ünlü olacaksın,e sonra?' dedim. Hiçbir şeyi ama hiçbir şeye cevap veremedim."
Bu şekildeki bir ün bile Tolstoy'u yaşamak için heyecanlandırmamış tat vermemiştir. Kendini tatmin edecek hiçbir arzunun olmayışından bahseder kitabında. İnsan için belki de ruhsal açıdan gelebileceği son nokta olsa gerek. Kitap bu sorgularla başlayıp daha da artan sorgularla devam ediyor. Açıkçası, kendimce inandığım ve inançlı olduğumu -kendi çapımda- düşünürsek; bu eserin yasaklanma nedenini daha çok anlıyorum. Eğer bir insanın inancı pamuk ipliğine bağlıysa, bu eseri okuduktan sonra kendisini yoldan saptırabilir. Okurken zaman zaman 'yok artık hayat bu kadar da kötü olamaz' diyorsunuz.
Eseri okumaya başladığımda Schopenhauer' ın "Hayatın Anlamı" kitabıyla benzediğini düşünmüştüm. Ve beni. şaşırtmadı. Tolstoy, Schopenhauer' dan esintiler de vermiş 'İtirafları' na.
Tolstoy bu otobiyografik eserinde "ruhsal çöküşlerinden" bahsetse de, okurken ufkumuzu da açmıyor diyemem. Aslında kendi umutsuzluğumuzun içerisinde, bizlere umut da aşılayıcı cümleler de veriyor.
"Yaşayanların arasında kim varsa onun için umut vardır. Çünkü yaşayan bir köpek ölü bir aslandan yeğdir" diyor Tolstoy. İster aslan olun ister köpek, nefes alıyorsanız devam.
Hem bu kadar ruhsal çelişkilerde olup hem de bu kadar verimli olabilmesi, aslında yazarın neden dünya ününe kavuştuğunu bence bizi anlatıyor.
Kitaba başlarken biraz ön yargılıydım. Yer yer beni zorlasa da sevdim. Zıtlıklar, karşıt düşünceler ve inançlar; yaşamın içinde olmazsa olmaz