Gönderi

10/10
·195 syf.··
Beğendi
·
2025 77. kitabı
Mehmed Uzun’un Sen adlı romanı, klasik anlamda bir olay örgüsünden çok hafıza, kimlik ve dil üzerine kurulu içsel bir anlatıdır. Romanın merkezinde “sen” diye hitap edilen belirsiz özne vardır; bu “sen” bazen sevgili, bazen yazarın kendisi, bazen de bütün bir halkın yaralı belleği hâline gelir. Bu ikinci tekil şahıs kullanımı, okuru dışarıda bırakmaz; aksine metnin içine çeker ve onu anlatının sorumlusu kılar. Romanın asıl meselesi sürgündür; fakat yalnızca coğrafi bir sürgün değil, dilinden, hatırasından ve geçmişinden koparılmış olmanın sürgünü. Uzun, dili sadece bir anlatım aracı olarak değil, varoluşun taşıyıcısı olarak ele alır. Anadilden kopuş, romanda kimliğin çözülmesiyle eşdeğer bir kırılma olarak sunulur. Metin boyunca zaman doğrusal akmaz; anılar, iç konuşmalar ve düşünceler iç içe geçer. Bu parçalı yapı, bilinçli bir tercihtir: Çünkü parçalanmış bir kimlik, ancak parçalı bir anlatıyla dile gelebilir. Romanın dili sade ama yoğun; şiirselliğini süslemelerden değil, sessizliklerden ve eksik bırakılan yerlerden alır. Sen, bir hikâye anlatmaktan çok bir yüzleşme metnidir. Okurdan hız değil, dikkat ister. Ve sonunda şunu düşündürür: Bir insan, dilini kaybettiğinde yalnızca kelimelerini mi kaybeder; yoksa kendisini mi?
Duygu ve Düşünce
SenMehmed Uzun · Sel Yayıncılık · 20214,759 okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.