Yazar, Lacan'ı takip ederek şunu savunur Biz dünyaya geldiğimizde her şeyle bütündük. Ancak konuşmaya başladığımız (yani imleyenler dünyasına girdiğimiz) an, o bütünlük parçalandı. Dil, gerçeği temsil etmeye çalışırken onu öldürür ve geride hep bir eksiklik bırakır. İşte cinsellik, dilin (imleyenlerin) dolduramadığı bu boşluğun adıdır.