10/10
·79 syf.··
Beğendi
·
2025 1023. kitabı
ÇİÇU (Tiyatro) Aziz Nesin 1915–1995 yılları arasında yaşamış, Türk edebiyatının en önemli mizah yazarı, öykücüsü ve oyun yazarlarından biri olan Aziz Nesin tarafından mizahi ve absürt bir üslupla kaleme alınmış değerli bir tiyatro eseridir. Eserin kurgusu son derece basit ama bir o kadar da çarpıcıdır. Çatı katında, bir odalık bir eve dönüştürülmüş dar bir mekânda yalnız yaşayan adsız bir kahraman merkezde yer alır. Bu kahraman üzerinden insanın bireyselliği, yalnızlığı, varoluşsal açlığı ve yaşamın absürtlüğü ile yüzleşiriz. Yazara göre bu adsız kahraman aslında hepimizdir. Kahraman, var olduğunu hissedebilmek için Robinson Crusoe’nun yöntemine başvurarak bir şişme bebekle konuşmaya başlar. Ona Çiçu adını verir; sevdiği kadınmış gibi onunla iletişim kurar, duygu ve düşüncelerini paylaşır. Evdeki diğer nesneleri de kişileştirerek her biriyle ayrı bir ilişki kurmaya çalışır. Tek düşüncesi yalnız kalmamaktır. Komşu karı–kocayı sürekli dinler; onları model alarak Çiçu ile dramatize eder. Kendisi gibi yalnız olan başka bir kadınla, rastgele çevirdiği bir telefon numarası aracılığıyla iletişim kurar. Bu kadın, tanımadığı bu adama kocasını şikâyet eder; çünkü kocasının onu yalnız bıraktığından yakınmaktadır. Adam bir süre sonra bir kadınla evlenir. Çatı katındaki evi gizli bir mekân olarak saklar ve zaman zaman ziyaret eder. Evet, evlenmiştir ve güya yalnızlıktan kurtulmuştur; ancak aslında yalnızlık çukurunun daha da dibine düşmüştür. Eşi onu anlamaya çalışmaz; bu yüzden adam Çiçu’yu özlemeye başlar ve ziyaretlerini sıklaştırır. Sonunda karısını bırakır ve eski hayatına geri döner. Çünkü aradığı “birlik olma” hâlini ve yalnızlıktan kurtulmayı hiçbir zaman başaramamıştır. Bu durum bir paradoks olarak karşımıza çıkar: Yalnız olduğunu fark eden bir insanın, bir daha yalnız olmadan yaşaması mümkün değildir; oysa insanın en büyük arzusu da yalnızlıktan kurtulmaktır. Aradıkça yalnızlığını daha derinden hisseden insanın dramı anlatılır. Telefondaki kadın hâlâ adamı aramaya devam etmektedir. Ancak bu kez adam farklı bir yaklaşım sergiler ve şunu söyler: “Belki eşiniz de sizin gibi yalnızdır ve yalnızlığını paylaşacak birini arıyordur.” Bu söz üzerine kadının tavrı değişir; “Bunu neden bana daha önce söylemediniz?” diyerek hem hayıflanır hem de sevinir ve kocasının peşinden gitmeye karar verir. Sonuç Oyunun temel çıkış noktası şudur: Bu hayatta hepimiz yalnızız. Yalnız olduğumuzu bilerek birbirimize davranırsak, birlikte daha anlamlı ve güzel zamanlar geçirebiliriz. Çiçu, mizahın arkasına saklanan derin bir varoluş sorgulamasıyla, insanın yalnızlıkla kurduğu çelişkili ilişkiyi etkileyici biçimde sahneye taşıyan çok güçlü bir tiyatro oyunudur. Oyundan alıntılar: • “İnsan yalnızlıktan kaçtığını sanırken, çoğu zaman yalnızlığını büyütür.” • “Yalnızlık, paylaşılmadığında değil; anlaşılamadığında derinleşir.” • “Bir insanın en büyük trajedisi, yalnız olduğunu fark ettikten sonra artık hiçbir kalabalığın onu dolduramamasıdır.” • “Çiçu yoktur; ama insanın ona duyduğu ihtiyaç gerçektir.” • “İnsan bazen bir eşyayla konuşur; çünkü insanlar onu duymuyordur.” • “Birlikte olmak, yalnızlığı ortadan kaldırmaz; yalnızlığı fark ederek birlikte olmak anlamlıdır.” • “Evlilik bir çare değildir; eğer iki insan yalnızlığını birbirine açamıyorsa.” Çoğu karı kocanın durumunu resmediyor. • “Yalnızlık, insanın en çok paylaştığı ama en az konuştuğu duygudur.” Epigraf: • “Herkes yalnızdır; mesele bunu inkâr etmemektir.” • “Yalnızlığını bilen insan, başkasını incitmez.” • “Çiçu bir nesne değil, insanın eksikliğidir. Aziz Nesin’de Schopenauer’in etkisinin en çok görüldüğü eser. Mutlak okunmalı.
ÇiçuAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 200763 okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.