·79 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Aralık 2025 23:09 Yedi Kıta’nın bu sayısını elime aldığımda, yine o bildiğimiz tarihi sevdiren sıcaklığı hemen hissettim. Özellikle "Horasan’ın İncisi: Merv" yazısı beni benden aldı diyebilirim. Hani bazı yerler vardır ya, bugün sadece sessiz yıkıntılardan ibarettir ama içine daldığınızda o eski pazar yerlerinin sesini, kütüphanelerdeki kağıt hışırtılarını duyarsınız; işte dergi tam olarak bu atmosferi kurmuş. Bir zamanlar "Dünyanın Şahı" denilen o koca şehrin, Moğol istilasıyla nasıl bir sessizliğe büründüğünü okurken insanın içi gerçekten cız ediyor. Sadece kuru bir bilgi yığını değil, sanki o sokaklarda yürümüş birinin anılarını dinliyormuşsunuz gibi samimi bir anlatım tercih edilmiş.
Genel olarak dergiye baktığımda ise, o ağır akademik dilin yerini her zamanki gibi sürükleyici bir hikayeciliğin aldığını görüyorum. Merv’in tozlu yollarından Sultan Timur beye kadar uzanan bu geniş yelpaze, akşam çayınızı içerken sizi yormadan başka dünyalara götürüyor. Görseller zaten her zamanki gibi pırıl pırıl, insan sayfaları çevirirken o eski fotoğrafların ve gravürlerin içinde kayboluyor. Eğer tarihe sadece savaşlar ve rakamlar olarak bakmıyor, işin içinde o insani dokuyu ve ruhu arıyorsanız; kesinlikle kütüphanenizin en özel köşelerinden birini hak ediyor.