Yazarın İkinci ve Kapak Kızı’nın devam kitabı; bir insanın hayatını, duygularını, düşüncelerini ve başkalarının ona nasıl baktığını anlatıyor.
Daha doğrusu, kimsenin gerçekten yaşadığını bilmeden; ön yargılarımızla hüküm verip ipini çektiğimiz hayatların özeti bu kitap.
Ayfer Tunç, bana göre edebiyatın kraliçesidir.
Kitapta kullanılan kelimelerden tutunda hikâyenin akıcılığına, olay örgüsünden okurda bıraktığı izlere kadar her şey tartışmasız güçlü ve akılda kalıcı.
Bu kitabı okurken Mevlânâ’nın şu sözleri durmadan döndü aklımda:
“Benim hayatımı yargılamadan önce
benim ayakkabılarımı giy
ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan, dağlardan ve ovalardan geç.
Hüznü, acıyı ve neşeyi tat.
Benim geçtiğim senelerden geç.
Benim takıldığım taşlara takıl.
Yeniden ayağa kalk ve aynı yolu benim gibi tekrar yürü.
Ancak ondan sonra beni yargılayabilirsin.”