Bu kitabı bir dostum sayesinde keşfedip okudum. Okuma sürecinde yaptığımız sohbetler ve onun yazdığı hoş inceleme ilgimi çekmişti; sağ olsun, okumam için de kitabı bana verdi. Seviyorum seni serenay
Yazarın dili, betimlemeleri ve anlatımı oldukça hoşuma gitti. Yormayan ama yalınlığa da kaçmayan; vermek istediği alt metni, güzel cümlelerle metne sindirmiş. Kitapta birkaç kadının farklı hayat kesitlerinden parçaları, duygu ve düşüncelerini okuyoruz. Açıkçası okurken kendi fikirlerimin, yaşadığım ya da tanık olduğum bazı durumların yansımalarına çokça rastladım. Hem yüzümde hafif bir gülümseme bırakan hem de iç burkan bir tarafı vardı (üzdüğü ve sinirlendiğim kısım daha baskındıııı neysee).
Anlatım biçimi ilk başta biraz dağınık hissettirdi. Hani odayı toplarken çöpü mutfağa götürürsünüz, sonra bardakları görüp “şunu da toplayayım” dersiniz. Ondan sonra elinizi yıkarken aklınıza çamaşır asmak gelir ve sürekli başka bir işe geçersiniz ya… Heh işte başta metin bana tam olarak bunu hissettirdi. Ancak anlatmak istediği net ve karmaşık olmadığı için, bir süre sonra bu anlatım tarzı da keyif vermeye başladı.
Kitapta yer alan ‘Teyzelerden Bir Teyze’ başlıklı bölümlerde bambaşka, üst düzey bir gerçeklik hissi vardı. Günlük hayatta karşımıza çıkan ‘teyze cümleleriyle’ birebir karşılaşmak benim için ayrıca sürpriz oldu.
Düşüncelerimin hepsini buraya dökemeyeceğim kısaca; “çok çok güzel” diyemem belki ama okurken iyi gelen, benim için hoş bir kitaptı. (7.3)