Kızıl GerdanPınar Salman
Merhaba kitap dostlarım
#Kızılgerdan kitabı ile geldim.
Bu kitap beni gerçekten çok etkiledi…
Yazarın kalemini daha önce okumuştum ama bu kitap bambaşkaydı. Daha derin, daha karanlık ve çok daha gerçekti.
Her karakter özenle yazılmıştı ama Nazlı ve Balca…
İkisine de ayrı ayrı üzüldüm. Özellikle Balca’nın gerçek ile kurgu arasındaki çizgide sıkışıp kalışı, hem görevini hem kalbini sorgulamak zorunda kalması çok etkileyiciydi. Bazı insanlar susarak daha çok şey anlatır ya, Balca tam olarak öyleydi.
Çocuk yaşta omuzlarına yüklenen sorumluluk,
sevdiği bir insan uğruna vazgeçtikleri ve kimseye anlatamadığı yalnızlığı.
Ali Cihan ise benim için kitabın en güçlü karakterlerinden biri oldu. Ali Cihan demek güven demek.
Sertliğinin altında sakladığı vicdanı, doğru bildiğinden vazgeçmeyişi ve yaşadıklarıyla yüzleşme şekli beni kendine hayran bıraktı. Açıkça söylemeliyim: Ali Cihan’ı çok sevdim.
Yan karakterler ise asla “yan” kalmamıştı.
Hikâyenin her noktasında bir iz bırakan, olayları derinleştiren, ana kurguyu besleyen karakterlerdi. Hiçbiri fazlalık değildi, aksine hikâyeyi daha da güçlü kıldılar.
Kitabın aksiyon, gizem ve gerilim dozu çok dengeliydi.
Sırlar yavaş yavaş açılırken merak hiç düşmedi. Ne zaman “tam çözdüm” desem yeni bir detay çıktı karşıma. Geçmişle bugün arasındaki bağlar, saklanan gerçekler, söylenmeyen cümleler hikâyeyi sürekli diri tuttu. O karanlık atmosferi sayfalardan hissetmek mümkündü.
Bu kitap sadece bir hikâye anlatmıyor;
güvenmeyi, kaybetmeyi, susmayı, yüzleşmeyi ve bazen en büyük sırların insanın kendi içinde saklı olduğunu hatırlatıyor. Bitirdiğimde uzun süre etkisinden çıkamadım. Bazı karakterler vardır ya, kitap bitse de zihninden gitmez… İşte bu kitap onlardan biri oldu benim için.
Kısacası;
çok sevdim, çok etkilendim ve kesinlikle unutamayacağım kitaplar arasına girdi.
Duygusu güçlü, kurgusu sağlam, karakterleri iz bırakan bir okuma arayan herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Kitabın konusu
Balca, ailesiyle birlikte Çanakkale’de yaşamaktadır. En yakın arkadaşı Nazlı ile yedi yaşında öyle güzel bir dostlukları vardır ki, anlatmak kelimelere sığmaz. Bir gün oyuna dalar ve eve geç kalırlar. Nazlı, korkak ve ürkek babası tarafından yine şiddete maruz kalacaktır. Balca söz ister; yaşadıklarını kimseye anlatmayacaktır.
Balca öyle bir söz verir ki, bu söz ömrü boyunca onun boynuna dolanan bir ilmek gibi olur. O gece adeta bir kâbus gibi başlar. Balca, Nazlı için mücadele edeceğine, gerçekleri ortaya çıkaracağına dair kendine bir söz verir. Bu yolda önce kendini feda eder. Ancak bir gün aşk kapısını çalar ve verdiği söz ile sevdiği adam arasında kalsa da olaylar öyle derinleşir ki, en sonunda kendi bile yaşananlara şaşırır.
Ali Cihan, Balca’nın abisinin en yakın arkadaşıdır. Ali Cihan ve Yalvaç istihbarat için çalışmaktadır. İşin tuhaf yanı ise Balca’nın da istihbarat için adli tıp uzmanı olarak çalışmasıdır. Kimsenin birbirinden haberi yoktur; hepsi aynı istihbarat birimi olan Kızıl Gerdan için çalışmaktadır.
Balca, tatil için ailesinin yanına gelir. Ali Cihan da aynı şekilde ailesi evlenin diye tutturur. Ancak bu iki deli, kedi köpek gibi kavga eder ve bir türlü anlaşamazlar.
Sonra bir oyun oynanır ama bu oyun, onların hayatlarına aşk ve tutku olarak döner.
Offf… susmam lazım
Çok güzeldi, bayıldım