Gönderi

Spartacus
Eğer dünya bugün bu şekilde ayaktaysa ve bu kadar geliştiyse bu çoğunlukla geçmişteki zalim ve duygusuz elit kesim sayesindedir. Köleci Roma sayesindedir, Sömürgeci Avrupa sayesindedir. Ve gelecekte dünya gelişmeye devam ederse şayet -ki büyük ihtimalle böyle olacak- bu da bugünün zalim, duygusuz ve sömürgecileri sayesinde olacaktır. Roma kölecilik sayesinde büyük bir medeniyet inşa etti, Avrupa sömürgecilik sayesinde sanayi devrine girdi, sonra sağlık sistemini geliştirdiler(daha çok şey gelişti ama tek bir örnek vermek gerekirse bu sağlık olurdu.), insan ömrü uzadı, açlık azaldı vs. vs. Eğer tüm bunlar olmasaydı, dünya eşitlik, adalet, barış ve huzur içinde bu günlere gelseydi büyük ihtimalle daha ilkel bir dünyada yaşıyor olurduk, sağlık sistemi bu kadar gelişemezdi ve başta çocuk olmak üzere insan ölümleri çok fazla olurdu dolayısıyla dünya bugünkü gibi kalabalık olmazdı, tıpkı binlerce yıl önce olduğu gibi yavaş bir seyirde çoğalır veya azalırdı. Peki öyleyse ne diye sistemi eleştirip duruyoruz ve bunu değiştirmek istiyoruz diyeceksiniz, ki bunun cevabı da çok basittir: Spartacus ne için isyan ettiyse. Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Sizce bu sistem olmadan da bu kadar gelişebilir miydik? Olumlu veya olumsuz fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim...
Düşünce
·
335 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Gelişmenin arkasında zorbalık ve sömürünün olduğu doğru tarih bunu inkar etmiyor. Ama bu zulmün zorunlu ya da meşru olduğu anlamına gelmiyor.Belki de asıl soru şu: İnsanlık bugüne kadar zalimlik üzerinden gelişti,peki bundan sonra da aynı yolumu izlemek zorunda?Spartacus'un isyanı da tam olarak bunu sorguluyordu;düzeni yıkmak değil,bedelinin kimler tarafından ödendiğini hatırlatmak için.
Tahiro
Gönderi Sahibi
Ben burda bu zulmü ve sömürüyü savunmuyorum ama tabiatın hiç de yumuşak ve duygusal olmadığını da biliyorum. Tarih boyunca her zaman güçlü zayıfı yutmuştur. Cengizhan'in cihan hakimi olduğu zaman dünya nüfusunun 100/11 i'nin Moğollar tarafından katledildiği söyleniyor, Sezar'ın kendisine karşı isyan eden toplulukların erkeklerini öldürtüp, kadınlarını seks kölesi yaptırdığı biliniyor ve tüm bunlar tabiat ana kanunlarında suç değil çünkü doğada yaşamak istiyorsan doğaya ayak uyduracak ve güçlü olacaksın, ahlak ise bir tercihtir. Ne kadarı doğru bilemem ama söylenene göre; Selahattin Eyyubi'nin Kudüs'u aldığı zaman bölgedeki Hıristiyanlar büyük telaşa kapılır çünkü Hıristiyanlar şehri aldığında birçok Müslüman'ı kılıçtan geçirmişti, Selahattin'in de aynı şeyi yapacağından korkuluyordu ama o katliamı tercih etmedi ama yapadabilirdi ( Cengiz ve Sezar gibi) ve kimse de buna itiraz edemezdi. Nietzsche de bunu savunur ama aynı Nietzsche bir at'a işkence edildiğini gördüğü vakit hüngür hüngür ağlamaya başlamış. Sanırım bende Cengiz'in, Yavuz'un, Timur'un, ve Avrupalıların katlettiği insanların kesik başlarının bulunduğu bir ortamdan geçseydim hüngür hüngür ağlamaya başlardım. Dostoyevski'nin de dediği gibi; "Dünya hassas kalpler için bir cehennemdir."
Kendimi Spartacus olarak gördüğüm için bu platformda bu ismi kullanıyorum nedeni ise Spartacus “ roma imparatorluğu zamanında köleleri isyana karşı teşvik eden ve imparatorluğa başkaldıran ayaklamayı başlatan kişi olmasından ve bunu şahsım adına gerçek anlamda uygulamak istiyorum ve bu doğrultuda hareket ediyorum ve kitleleri bilinçlendirici paylaşım yapıyorum. Nedeni ise insanlığın iyi gitmemesidir. Tarihsel olarak baktığımız zaman tarih hep sınıf mücadelesinin sahne olduğu bir arena olmuştur. Bu eski çağlarda köle-efendi sonra sanayi devrimi ile birlikte kapitalizmin ortaya çıkması ile birlikte proletarya ve burjuvazi ortaya çıkmıştır. Aslında hep isim olarak değişen kavramlar olmuş ama genel anlamda ezilen ve ezen ( güçlü ve zayıf) arasındaki farklardan dolayı sınıfsal savaşlar çıkmıştır. Karşıtlıkların savaşımından ortaya. Çıkan diyalektik felsefeye göre sentez olarak doğanın ve toplumun sürekli değişim, çelişki ve gelişim içinde olduğunu savunan Marksist felsefe çıkar Buda sınıf savaşımının sonucunda işçi sınıfının sermaye sınıfını yenmesi ile sosyalizmin ortaya çıkacağı yolundadır. Üretimin kår icin degil halkın yararına olacağı sınıfsız bir toplum herkesin emeğine göre değerlendirileceği, eğitim, sağlık kavramlarının ücretsiz olarak toplum tarafından eşit olarak kullanılacağı bir sosyalist sistem en iyi alternatif sistemdir kapitalist sisteme. Ancak bu sistem fazla ütopik olarak görüldüğü için toplum içinde hiçbir zaman rağbet görmemiştir çünkü böyle bir sistemin hayal ürünü ve ütopya olduğunu düşünenler çoğunluktadır. Ancak günümüz toplumlarında açlık sınırında yaşayan insanların , alacağın eğitimin cebindeki para ile doğru orantılı olduğu, sağlık açısından özel hastanelerin parası çok olanlara özel hizmet sağladığı ama devlet hastanesinin bunun yanında nerdeyse hiçbir işe yaramadığını görmüş olsada insanlık hala “ böyle gelmiş böyle gider “ “ bu devirde gemisini kurtaran kaptandır” şiarıyla bireyselciliği aymazlığı ve vurdumduymazlığı ön plana çıkarmaktadır. Gelecek nesilde de okuma ve bilinç düzeyi düşük olduğu sürece bu düzen böyle devam edecektir kuşkusuz maalesef…