Hayatta gerçekten imkansız olan, ulaşılamayacak olan hayaller var mıdır? Yoksa insan o hayale ve hayata uzanmak istemediği, mağarasından çıkmak istemediği için mi imkansız görünür yaşamak? Kitabı okurken bu soruya bir cevap aramaya çalıştım kendimce. Düşündüm ki insanlar bazen sonu gelmeyecek, kendilerini her dakika düşüncelerinin derin kuyularında bırakacak pişmanlıklar ve umutsuzluklar yaşıyorlar. Ama belki de farkında olmadığımız durum şudur: Hayat, hiç bilinmedik olasılıklara,sırlara ve gizemlere gebe. İşte Grace Winter'ın hikayesi de böyle başlıyor aslında. Her daim yazgısına boyun eğen, pişmanlıkların içini kemirdiği, mağarasını terk etmekten korkan, tabiri caizse hayattan elini eteğini çekmiş emekli bir matematik öğretmenidir Grace. Onu bu dünyaya bağlayan bir şey kalmamışken, kader onun aklına dahi gelmeyecek bir yola sürükler onu. Esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolan eski bir tanıdığının İbiza'daki evini Grace'e bırakmasıyla macera başlıyor. Bundan sonra ise onun matematiğinin anlamlandırmaya zorlandığı garip bir tesadüfler silsilesi yaşıyor. Yeni arkadaşlıklar, yeni umutlar ve daha pek çok yenilik. Kitabı okurken sizler de onun yaşadıklarına eşlik ediyorsunuz istemeden. Yaşam aslında bir sihir ve anlamayı bilirsen, sırrına erebilirsen eğer en büyük mucizedir. İmkansız hayatlar yoktur, sadece içimizde sakladığımız, alanımızdan çıkma endişesi vardır. Ezcümle evrene bakmayı başarabilirsen, en büyük armağanı göreceksin. Matt Haig yine harika bir eser yazmış doğrusu.
Hayat İmkânsızMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20245,9bin okunma