Gönderi

DOMİNİC&ALESSANDRA
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 11:03
Herkese merhaba, iyi seneleriniz olsun. 2026'nın ilk kitabını bitirmiş bulunmaktayım. Aslında 2025'e ait bir kitap ama verdiğim aradan dolayı yılın ilk kitabı oldu kendisi. Fazla uzatmadan incelememize geçelim. Evet Dominic ve Ale, isimlerini defalarca duyduğum, uğruna editlerin yapıldığı o çifti sonunda okumuş bulunuyorum. Öncelikle daha derin bir hikaye okuyacağımızı düşünüyordum. Barışmalarından sonraki evre vs. Bir ara mafyatik olaylar oldu ve üstün körü geçildi. Tamam mafyaya girmesin ama Dominic bu işin içine sürüklendi, hatta bir şey olacak korkusu verildi sonrasında zaman atlaması yaşadık. O zamanı çok kısa okuyup sonra bir daha zaman atlaması yaşadık derken ben tad alamadım. O bankayı neden alamadı ? Daha sonra diğer bankayı neden aldı ? Kardeşi nereye kayboldu ? Yani aklımda hep bir soru işaretiyle kalıyorum zaman atlaması olunca. Dominic, bence çok iyi bir koca ama Ale'yi kaybettikten sonra. Onun öncesinde Ale'ye ihanet etmemiş olabilir ama ilgisizlik,çabasızlık ve görmemezlikte ilişkiye bir tür ihanettir. Zaten o hipnozdan çıkabilmesi için her şeyini yani eşini kaybetmesi gerekiyordu. On yıl boyunca Ale nasılsa hep orada, yanında, yamacında diye her şey yolunda sanmış. Erkeklerin kronik hatalarından biri de bu. Kadının sesi çıkmayınca her şey yolunda zannediyorlar. Asıl mesele ise çok farklı. Bir kadın susuyorsa, vazgeçmiştiri Dominic'in yaşadığı şeyle beraber çok net görüyoruz. Alessandra, sen mükemmel bir kadın, mükemmel bir eşsin. Bu zamana kadar Dom'un hep yanında olmuş, yükselmesinde elini tutan, sırtına dayanak olan, maddi manevi tüm desteği olmuşsun. Sevgin aslında hiç bitmemiş, sevdiğin için böyle olmuşsun. En sonunda kendin için sessizce çekip gitmen beni çok etkiledi. Gidişin bile olaysız, yıkımsız, sessiz sedasız oldu. Gerçekten vazgeçen kadınların hepsi zaten bu şekilde gider. Senin hislerini o kadar derinden anladım ki Ana Huang bunu çok güzel işlemiş. Ve ayaklarının üzerinde durma serüvenin mükemmeldi. Bu süreçte arkadaşlarının desteği de unutulmazdı tabii ki. Şimdi ben Dom'a fazla kızamadım. Çöplüğün içinden çıkmış, aile görmemiş, herkesin ona 'senden bir bok olmaz' laflarını defalarca duymuş biri olarak böyle olması çok normal geldi. Aksine bunca şeye rağmen 'sevgi' kavramını garipsememiş, Ale'ye tutunmuş, onu çok sevmiş ve ikisi için, evlilikleri için, kendine ve eşine bir daha asla zor bir hayat yaşatmamak için çabalayan bir erkek görüyorum. Her ne kadar iş kolik,ilgisiz vs desekte bu durum bir noktada sağlıksızda. Öğlen yemeğini dahi yemeği unutan bir adamdan bahsediyoruz. Evlilikleri belli bir rutine oturunca kendini tamamen işine vermiş. Bu süre zarfında Ale'nin manevi olarak beklediği tüm ilgi unutulmuş. Önemli günler unutulmuş, özel günler atlanmış. En basit rutinleri bile bozulmuş ve durum evlilikten iş arkadaşlığına dönmüş. Bu çok üzücü bir durum. Eşin aslında çok kötü ama sen bunun farkında değilsin. Eşin seninle aslında çoktan boşanmış ama sen farkında değilsin. Yine de hiçbir noktada Dom'un Ale'yi sevmediğini düşünmedim. Çok şükür ki narsit değildi ve yaptığı hatanın farkındaydı. Utanç duyuyordu ve yediği darbe sonrası sorumluluğu üstlenecek yüreği vardı. İnanır mısınız bu ayrılık sürecinde Ale'nin kıskançlık duygusu yaşayacağı bir olay yaşanacak sandım ama asla olmadı. Aksine kıskançlıktan kuduran tek kişi Dom'du. Ayrılıktan sonra Ale bir çok erkekle flörtleşti (ki bu benim çokta tasvip ettiğim bir şey değil) ama Dom asla böyle bir şey düşünmedi bile. Tek düşündüğü Ale'ydi. Tabii her ne kadar Ale birileriyle flörtleşse bile asla fiziksel ve temaslı bir durum yaşanmadı aslında yaptığı şey flörtte değildi sadece Dom'dan uzak durmaya, yaşayamadığını düşündüğü şeyleri biraz olsun yaşamak istedi. Her ne kadar savaşsa da her zaman Dom'a yenildi. Ayrılıklarından sonra bile aralarında devam eden çekim hep ordaydı. Ama Ale'nin hep dediği gibi 'bizim sorunumuz hiçbir zaman cinsellik olmadı' bu doğru. Sonrasında Dom'un tüm çabası her şeye değerdi. Gerçekten ama gerçekten çabaladı. Ale ile bir anlaşma yaptı diye görüştüğü kişilere hiçbir müdahalede bile bulunmadı. Buna hakkı olduğunu düşünmemesi bile sağlıklı bir insan yapıyor onu. İlişkilerinin ikinci aşaması çok güzeldi. Yeniden sevgililik yaşayıp yeniden evlendiler. Erkekler, kadınların onlardan gittiğini hiçbir zaman anlamıyorlar. Evet yanınızda, evet gülümsüyor, evet günlük rutinine devam ediyor ama ruhen asla sizinle değil. Bu demek değil ki sizi düşünceyle veya başka türlü aldatıyor. Aksine tek düşündüğü kendisi oluyor. Kendine üzülüyor, kendine bakmak istiyor veya istemiyor, kendinin yasını tutuyor, biten ilişkinin yasını tutuyor ve en sonunda sessiz sedasız tüm duygusuzluğuyla ayrılmak istediğini söylüyor ve siz donup kalıyorsunuz. E her şey yolundaydı ne oldu şimdi ? Durduk yere neden ayrılmak istiyor ? Neyimiz eksik ki ? Gibi gibi bir çok anlamlandırılamayanlarla doluyor kafaları. Zannediyorlar ki para her şeyi çözer. Eve gelip, yemek yiyip, koltuğa uzanıp, telefonla oynayıp, yatma saati gelip tekrar telefonla yatağa girip video izlerken uyuya kalmak sizi mükemmel bir eş yapmıyor. Kumar oynamamanız, alkolik olmamanız, gözünüzün dışarıda olmaması ve çalışıp eve gelmenizde sizi mükemmel bir eş yapmıyor. Bunlar zaten olması gereken şeyler yani sırf bunlar var diye kadınlardan şükretmesini bekleyemezsiniz. Çünkü baktığınızda, eşinizde evinde, yemeğini yapıyor, geç saatlere kadar dışarıda değil, parasızsınız diye bırakıp gitmiyor, tüm o ilgisiz, soğuk, şımarık tavırlarınıza rağmen yanınızda duruyor. Asıl şükretmesi gereken sizlersiniz bence. Neyse bu konuda kadınlar olarak zaten hepimiz çok doluyuz. Bununla ilgili beş cilt kitap yazsak yine de ataerkil topluma ve ataerkil sevicilere bunu asla anlatamayız... Yazarın eline,emeğine,kalemine sağlık diyorum. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar. ÇokçaKalppp>>>>>>>
1000Kitap
Hırs KralıAna Huang · Martı Yayınları · 2025973 okunma
·
171 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.