" Eğer Tanrı birinin kendi iradesiyle kötüyü seçeceğini ve bu yüzden de cehennemde sonsuz işkencelerle cezalandırılacağını önceden biliyorsa, onu neden yaratır?"
O'nun bilmesini (bilmek kelimesinin yüklendiği anlamlar, idrak, nedensellik, etki alanı ve dünyada akan zamandan bağımsız çap) ile bizim bilmek paradigmamızı eşit/denk/özdeş kapasitede bir "bilmek" varsayımı ile kabul edersek yukarıdaki soru sanki haklı bir açmazmış gibi gelebilir. Bu bilmek meselesinin ne kapsamda bir etkinlik olabileceğine ilişkin ömürlük çaba harcamış insanların aslında pek de bir şey bilemediklerini gördüklerini tespit eden yorumları da bizlere fikir verecektir. Bence, bilme'nin sonu bilemediğini bilmektir şeklinde düşünüyorum. Toplumsal zekanın ürettikleri, bireysel bilmekten daha iyi olmakla beraber yine de sonuç bir mükemmellik arz etmiyor. Özetle yaratıcıya atfedilen bilmek olgusu, bizimki gibi bir bilmek olmamalı. Güzel bir alıntı/soru paylaşmışsınız, teşekkür ederim. Sağlıcakla kalın.
Bir cevap yazmıştım, göndermiştim ancak sitenin güncellemesine denk geldi ve buraya aktarılmadı. İsterseniz birebirde ayrıntı yaparız. Bilemediğim her ne varsa keyifle sizle paylaşırım :)
Allah biliyor zaten.Ama bizimde kendimizi bilmemiz lazım .Eğer bu dünyaya gelmeden cennete ya da cehennme gitseydik o zaman cehennme gidenler belki biz dünyada iyi insanlar olacaktık diye isyan edecekti .Bunu görmek için.
Insan kaderinde olduğu için iyi ya da kötü olmaz.öyle olacağı için kaderinde o yazar.Allah bize irade vermiş .Neyi sececegimiz bize kalmış.Ancak Allah önceden neyi sececegimizi biliyordu.Yani Allah seçti diye biz iyi ya da kötü olmadık .Biz iyi ya da kötü olduk diye Allah önceden bildi ve yazdi
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.